ÇAM SÜSLEME GELENEĞİ - Muazzez İlmiye Çağ
YILSONU YAKLAŞIYOR, TEKRAR HATIRLAMAKTA YARAR VAR...
(Kalıplanmış kafalara bunu anlatmak kolay değil)
ÇAM SÜSLEME GELENEĞİ
Muazzez İlmiye Çağ
Hıristiyanlar' ın İsa'nın doğuşu olarak kutladığı Noel bayramı, çok eski
Türklerin yeniden doğuş bayramıdır.
Türklerin, tek Tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre,
yeryüzünün tam ortasında bir akçam ağacı bulunuyor.
Buna hayat ağacı diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve
işlemelerimizde görebiliriz.
Türkler’ de güneş çok önemli. İnançlarına göre gecelerin kısalıp gündüzlerin
uzamaya başladığı 22 Aralık'ta gece gündüzle savaşıyor.
Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanıyor.
İşte bu gün eşin zaferini, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle akçam
ağacı altında kutluyorlar.
Güneşin yeniden doğuşu, bir yeni doğum olarak algılanıyor.
Bayramın adı NARDUGAN
(nar=güneş, tugan, dugan=doğan) Doğan güneş.
Güneşi geri verdi diye Tanrı Ülgen'e dualar ediyorlar.
Duaları Tanrıya gitsin diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına
bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar Tanrıdan.
Bu bayram için, evler temizleniyor. Güzel giysiler giyiliyor. Ağacın
etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynuyorlar.
Yaşlılar, büyük babalar, nineler ziyaret ediliyor, aileler bir araya gelerek
birlikte yiyip içiyorlar.
Yedikleri; yaş ve kuru meyveler, özel yemek ve şekerleme. Bayram, aile ve
dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömür çoğalır, uğur gelirmiş.
Akçam ağacı yalnız Orta Asya'da yetişiyormuş.
Filistin'de bu ağacı bilmezlermiş.
Bu nedenle bu olayın Türklerden Hıristiyanlara geçtiği ve bunu da Hunlar'ın
Avrupa'ya gelişlerinden sonra onlardan görerek aldıkları söyleniyor.
İsa'nın doğumu ile hiç ilgisi yok..
"Doğum, güneşin yeniden doğuşu"
Sümerolog
Muazzez İlmiye ÇIĞ
Anlayana - Fazıl Say'dan veda
Anlayana,
Atatürk Türkiyesini özleyenlere.. ...
Fazıl Say dostları okusun lütfen.
Bu acı yakarışı ve gidişi mutlaka okuyun.
Yazık....Sanatı ve sanatçısı olmayan bir ülke olduk artık.. Bu ülke bitmiştir.
Modern ve çağdaş Atatürk Türkiyesinin sonudur bu yazı...
Siz Kazandınız (Fazıl SAY)
...
Siz kazandınız
lütfen siz kazanın
lütfen benimle uğraşmayın
ve ebediyen siz kazanın
...
Tamam ben giderim
uzak bir yere (gözden uzak)
(uzaya gidemem kızımdan da ayrılamam ama siz beni görmezsiniz merak etmeyin)
tamam
giderim..
...
Ben son 6 yıl içinde
2 büyük oratoryo
2 büyük senfonik eser
1 keman konçertosu
2 piyano konçertosu
5 solo piyano eseri
1 bale müziği
2 Bach uyarlaması
4 film müziği
1 tiyatro müziği
bestelemiş olsam da
HİÇ MÜHİM DEĞİL SİZİN İÇİN
Bu son 6 yılda
dünya üzeri 42 memlekette
326 şehirde konserler verdim
yaklaşık 700 konser
Bu 6 yılda toplumumuza
10 CD
2 DVD
12 NOTA sundum
HİÇ MÜHİM DEĞİL SİZİN İÇİN
anlıyorum
yaptıklarım mühim değil
hiç bir zaman "her görüşüme katılmalısınız" demedim
tartışmaya hep açıktım
hiç bir zaman hemfikir olmadığım insanlara saygısızlık yapmayı düşünmedim
ama siz yaptınız
adil değildiniz
bir fikir de ayrı düşünüyorduk siz kökünü kazımaya kalktınız her seferinde
ama hiç bir zaman kendi içsesimden vazgeçmedim
doğru bulduğum doğrumdu yanlış bulduğum yanlıştı
yanlışı ben yaptıysam da hatamı anladığım gün düzelttim
anladık değersiziz
sizin değer anlayışınızı anlamadım ama ben değersizim o anlayışa göre onu anladım
...
İmkanı yoktur bazı kusurlarımı affetmenizin
affedicilik de değil
"kabul" etmenizin
"lütfetmenizin"
imkanı yoktur...
Zamanında hatalarım olmuş onları düzelttiysem
bu da doğru değildirimkanı yoktur..
-Falanca arabeskçiyi kültür olarak görmüyorumdur
asla affetmezsiniz
-Aziz Nesin haklıdır derim bütün hayatıma sataşırsınız
-"Din sömürüsü aldı başını gitti" deriz
Ölüm fermanı vermediğiniz kalır
-Konuşmayız
"Konuşmaz o korkak" dersiniz
-Konuşuruz
"Konuşmak senin ne haddine işine bak sen" dersiniz
-Beethoven ,deriz
"Git Beethoven'ın ülkesinde yaşa" ,dersiniz
git popülist korkak ne haddine git
Hiç bir yolu yoktur...
Sizler facebook da 130 grup kurdunuz (Fazıl Say gitsin vs)
ekşi-sözlükte yazılar yazdınız
Google'ı doldurdunuz
Yahoo'da gruplaştınız
gazete haberlerinin altına yorumlar yazdınız
Almanya'da yılın müzisyeni seçildiğimin haberinin altına bile döşendiniz
hakaretlerinizle. ..
Her yerde sizler varsınız.
Ve
sizler ne yaptınız hayatta
bilmiyorum
sormuyorum
düşünmüyorum
nefret etmiyorum
saygısızlık yapmıyorum
ama siz bana yaptınız...
Siz yarattınız bana en ağır haksızlıkları yapan bir kültür bakanını
siz yarattınız
siz cesaretlendirdiniz marjinal köşe yazarlarını
siz pislik attınız
çamur attınız
hepsini siz yaptınız
içinizde mesleki kıskananlar da oldu
aranızda piyano çalanlar da oldu
çalmayanlar da
faşoları
dincileri
marjinalleri. ..
2.cumhuriyetç ileri..
Avanak liberalleri. ..
Ben hiç birinize tek bir kelime kötü bir şey söylememişken...
Hepsini siz yaptınız...
Artık kazanın
kazanın ve bitsin...
Siz kazandınız..
Kazandınız ve bitsin..
Yeter ...
Benim gerçek dostlarım bu yazıyı niye yazdığımı, kimlere yazdığımı anlamıştır.
Fazıl Say
Nüfus cüzdanını kaybedince vergi dairesine de bildirin...
Nüfus cüzdanını kaybeden veya çaldıran kişilerin emniyetten aldığı tutanak ve birde dilekçe eşliğinde bir vergi dairesine başvurması durumunda kayıp olan nüfusunun bilgisi sicil kayıtlarına alınıyor. Ve nüfusu eline geçiren bir diğer kişi herhangi bir vergi dairesine gidip şirket açılışı yapmak istese sistem uyarı veriyor. İnsanların ve hatta
vergi dairesi çalışanlarının bile pek bilmediği bu konunun ayrıntılarını gelir idaresi başkanlığı resmi sitesinde iç genelgeler bölümünde 'VERGİ KİMLİK NUMARASI İÇ GENELGESİ SERİ NO:2007/1 de bulabilirsiniz.
İki Dirhem Bir Çekirdek Ne Demekmiş
" KEÇİBOYNUZUNUN Yunanca adı keration. İngilizce de carob, Arapça da ise kırrat.
Keçiboynuzu tohumu yüzyıllar boyunca elmas ölçmek için kullanılmış. Elmaslar keçiboynuzu tohumu ile tartılarak satılmış. Bu yüzden keçiboynuzu, kırat ya da karat denilen ölçüye adını vermiş.
* * *
PROFESÖR Dr. Aydın Akkaya şöyle yazıyor:
"Keçiboynuzu çekirdeği doğada ağırlığı değişmeyen tek tohumdur... Bütün tohumlu bitkilerden yalnız keçiboynuzu uzun süre suda bekletildikten sonra filiz verebilir. Bu hem çok kuruduğu ve meyvesinden çıktıktan sonra son ve sabit ağırlığını aldığı için hem de içine su alması olasılığının çok az ve çok uzun zamana bağlı olduğu içindir.
Bu nedenle Araplar, Selçuklular ve Osmanlı döneminde ağırlık ölçüsü olarak kullanılmıştır.. . dört tanesi bir dirhem eder. Dirhem değişmekle birlikte 3 gr. ağırlığı temsil etmektedir.. . Satıcı iki dirhemlik bir şey satarken (8 çekirdek) lütfedip 1 çekirdek fazla tartarsa bu, malı alan kişinin itibarını gösterir. Olağandan fazla giyinen, süslenen vb. kişilere de "İki dirhem bir çekirdek" denmesi bundan kaynaklanmaktadı r."
TÜRK HUKUKU
* Türkler, İsviçre Medeni Kanununa göre doğarlar, büyürler, nişanlanır evlenirler, ayrılırlar, miras sahibi olurlar.
* Türkler, bir suç işledikleri zaman İtalyan Ceza Hukukuna göre hüküm giyerler veya beraat ederler.
* Ticarete atıldıklarında, Fransız Ticaret Hukukundan faydalanırlar.
* Öldükleri zaman da İslâm Hukukuna göre defnedilirler.”
İlk Çocuk
Child Development dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, genelde ilk doğan çocuk daha uyumlu ve boyun eğen bir mizaca, ikinci çocuk daha bağımsız bir kişiliğe sahip oluyor.
Yeni araştırmanın, “kuşaklar boyunca ebeveynlerin bu yoldaki gözlemlerine” ve doğum sırasının, “çocuğun kişiliğinin oluşumunda önemli bir rolünün bulunduğu düşüncesine” yeni kanıtlar sağladığı belirtildi.
Pennsylvania Devlet Üniversitesi, Hawaii Üniversitesi ve Purdue Üniversitesindeki araştırmacılar, ABD’de 7-19 yaş arası 364 çocuk ve genç ile bunların aileleri arasında yaptıkları araştırmada; çocuk ve ebeveynleriyle görüştüler, çocuklardan okul dışındaki faaliyetleriyle ilgili günlük tutmalarını istediler ve testosteron hormonu testi yaptılar.
Araştırma sonucunda, ikinci çocukların ergenlik dönemlerinde daha maceracı ve bağımsız oldukları, ilk doğanlarda ise bu yönde bir değişim görülmediği, bu çocukların daha muhafazakar oldukları belirlendi.
-DEVRİMCİLER İKİNCİ ÇOCUKLAR ARASINDAN ÇIKIYOR-
Doğum sırasının kişilik üzerindeki etkisi konusundaki ilk ciddi araştırma, 19. yüzyılda, psikiyatrist Alfred Adler tarafından yapılmıştı. Adler, ikincinin gelmesiyle birinci çocuğun “tahtından indirildiğini” öne sürmüştü.
Daha önce yapılan başka bazı araştırmalar da muhafazakar siyasi liderlerin ilk doğanlar, isyancı ve devrimcilerin ise ikinci çocuklar arasından çıkma ihtimallerinin daha fazla olduğunu iddia etmişti.
-KIZLARLA VAKİT GEÇİRMEK FAYDALI-Araştırmada ayrıca, kız ve erkek çocukların hayata aynı kişilik özellikleriyle başlamalarına rağmen, erkek çocukların ergenlik yaşlarına geldiklerinde daha soğuk ve daha az hassas hale geldikleri kaydedildi.
Kız ve erkek çocukların kişiliklerindeki değişimin, nasıl vakit geçirdikleriyle de ilintili olduğunun belirlendiği araştırmada, gerek kız, gerekse erkek çocukların kızlarla vakit geçirmelerinin, erkeklerle vakit geçirmelerine oranla daha fazla yarar sağladığının görüldüğü belirtildi. Buna göre, kızlarla arkadaşlık eden erkek ve kız çocukları daha bağımsız ve maceracı bir kişilik geliştiriyor.
Kızlarla daha fazla vakit geçiren kız çocukları daha feminen, erkeklerle daha fazla vakit geçiren erkek çocuklar ise daha erkeksi özellikler geliştiriyor.
Pasific Luhheran Üniversitesi ile Michigan Üniversitesinin 5-18 yaş arasındaki 450 çocukla yaptığı bir başka araştırmada, küçük kızların erkekleri “farklı bir tür” olarak gördüklerini, erkek çocukların da kızları “kedinin köpekten farklı olduğu kadar” kendilerine yabancı saydıkları saptadı.
Bunun, çocukların karşı cinsle oynama isteksizliğine açıklama getirebileceği belirtiliyor.
TAŞLARIN DİLİ
TAŞLARIN DİLİ
Taşların fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerinde önemli etkileri var.
Elmas:
Eski çağlardan günümüze taşların en değerlisi sayılan elmasın, kadınla erkek arasındaki aşkı güçlendirdiğine inanıldığından nişan yüzüklerinde tercih edilir. Saflık, sevgi ve neşe getirdiği söylenen elmas, cesareti ve aşkı sembolize eder. Elmas, sizi ruhsal ve ahlaksal inançlara göre yaşamınız için yüreklendirerek, kendinize ve başkalarına karşı dürüst olmaya davet eder.
Safir:
Gök yakut diye bilinen safir, Latince mavi anlamına gelen sapphirus kelimesinden gelir. Mavi, pembe, turuncu, sarı, yeşil, mor ve siyah renklerde ya da şeffaf olabilir. Tarih boyunca kralların ve hükümdarların kötülük, ihanet ve büyülerden korunmak için taktıkları
kutsal bir taştır. Aynı zamanda çeşitli hastalıklara iyi geldiği söylenmektedir. Şeffaf safir size güveni, sevgiyi ve ışığı yoğun olarak hissettirir. Mavi safir, duygusal travmaların yarattığı duygu yüklerinden kurtararak özgürlük hissi verir.
Yakut:
Mutsuzluk, kıymetsizlik, kavga, düşman, saldırı, vakitsiz ölümler ve akıl hastalıklarına karşı koruyucu özelliği olduğuna inanılır. Yakut, Hindistan'da taşların efendisi olarak anılır. Saflaşmaya ve değişime götüren yaşamsal ve sıcak yaratıcı enerji
verir.
Zümrüt:
Yeşil renginden dolayı bereket, doğurganlık ve yağmur simgesi olarak bilinir. Düş gücünü geliştirdiğine, belleği güçlendirdiğine inanılır. Kadında ve erkekte üretkenliği artırır.
Göz ağrıları, iltihap ve kırıklığı giderir.
Ametist:
Strese, migrene, iştahsızlık, göz ağrısı, akciğer rahatsızlıklarına iyi gelir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kuvars kristalinin arındırılmasında kullanılır. Pozitif enerji yüklü bir kristaldir. Taşıyan kişiye de bu yükü aktarır. Beyin gücünü yükseltir. Kan temizleyicidir. Negatif enerjilerimizi boşaltarak huzurlu ve zinde olmamızı sağlar. Pembe kuvarsla birlikte kullanıldığında aklı güçlendirir. Alkoliklere iyi gelir ve kalbi korur.
Akik:
Uğur ve bereket taşıdır. Kan dolaşımını kolaylaştırır. Erkeklerde, erkeklik bezini, kadınlarda yumurtalıkları korur. Cinsel organları aktivite eder. Sağlık ve uzun ömür simgesidir Turuncu akik kendinizi sıkıntılı ve ümitsiz hissettiğiniz zamanlarda olayların
iyi yönlerini görmenize yardım eder. Sebepsiz sıkıntıyı alır. Sarı akikle yaşamdan zevk alırsınız. Ateş akiği yaşadığınız ana yoğunlaşma isteğinizi güçlendirir. Ciddiyet, dayanıklılık ve sükunet sağlar. Olumsuz duyguları çözüp iç benliği korur. Kendinize güven duymanızı sağlar.
Akuamarin:
Beden ve zihin ilişkisini kuvvetlendirir. Duyarlılık sezgisini artırır. Aile saadetini güçlendiren taş denir. Denizcilerin uğur ve nazar taşıdır. Güven, denge ve ahenk
sembolüdür. Solunum problemleriyle savaşır. Hafızayı güçlendirir. Strese karşı koruyucudur.
Agat:
Konuşma yeteneğini güçlendirir. Dikkatsizlikten, sosyal olamamaktan korur. Uzun ömür ve mutluluk simgesidir. Günlük stresleri atar. Vücutta tansiyon dengeleyicidir. Üriner sistemin sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Aklı ve vücudu güçlendirir, kişiyi cesaretlendirir.
Aytaşı:
Günlük yaşantınızdaki dengeyi oluşturmanızı sağlar ve duygusal dengenizde uyum sağlayıcı etki yaratır. Fiziksel olarak tıkanmış lenf bezlerini temizler. Kadınlarda hormon seviyesini dengeler.
Amber (Kehribar):
Guatr, astım, bronşit ve allerjiye karşı iyidir. Tılsım olarak, hem kör talihe karşı korunma hem de talihi kendine çekme için kullanılmıştır. Sindirim sistemi, iç salgı bezlerini dengeler ve karaciğeri temizleyerek güçlendirir. Yaydığı sıcaklık,
enfeksiyonu önlediği ve soğuk algınlığı tedavisinde rol oynadığı için genelde boyun çevresine takılır. Boğaz ve tiroid enfeksiyonlarını diğer tüm taşlardan daha iyi tedavi ettiği
düşünülmektedir.
Aventurin:
Zihinsel karmaşayı ve stresi azaltır. Neşe taşı da denir. Sakinlik ve yaşama sevinci sunar.
Amazonit:
Beden dışı deneyimlere duyulan korkuyu yatıştırır. Enerjisi ölümcül derecede hasta olanlara iyi gelir.
Firuze (Turkuaz):
Panzehir özelliği vardır, talih taşı olarak bilinir. Hissettirdiği iç bağlantılar sayesinde şifa etkisi gösterir. Nazara karşı iyi gelir. Bilinci genişletir ve kaygıyı teskin eder. Tansiyonu düzenler, kalp hastalarına iyi gelir. Kadınlık özelliklerini artırır. Konuşma ve yazma yoluyla yaratıcı ifadeyi artırır.
Hematit (Demir):
Kan dolaşımı düzeninin sağlıklı olmasına yardımcıdır. Bu özelliğinden dolayı romatizmaya iyi gelir. Enerji kaynağıdır, solunum yolları üzerinde olumlu etkileri vardır.
İnci:
İnci size güç, huzur ve çalışma azmi verir. Duygusal korunma amacıyla da kullanılır.
Jasper:
Sindirim sistemine iyi gelir. Endokrin sistemine denge getirir. Karaciğer ve safra kesesini, dalak ve mesaneyi kuvvetlendirir. Fiziksel direnci artırır.
Kaplan Gözü:
Sahiplenme arzusunu güçlendirir, insanların kendisini işine vermesini sağlar. İç ve dış görüşü artırır. Zihni keskinleştirir. Sinirsel spazmları ve baş ağrılarını hafifletir. Sindirim bozukluklarına, algılama eksikliğine ve korkuya karşı koruyudur. Negatif enerjiden korur.
Kuvars kristali:
Vücuttaki fazla elektriği alır, eksikliği tamamlar. Tansiyonu düzenler, meditasyonda kullanılır. Cep telefonu taşıyan kimselerin yanında mutlaka kristal bulundurması gerekir. Çünkü kristal radyasyonu toplar. Kristaller almış olduğu radyasyonu 15 günde bir yıkamak suretiyle atarlar.
Rutılat kuvarsı:
Depresyonu azaltır, enerji kaynağıdır. Sıkıntılı geçen bir günün getirdiği olumsuz duygu ve düşünceleri çözerek uzaklaştırır.
Kalsedon (Mavi Akik):
Düşünce yeteneğini kuvvetlendirir, iyi konuşmayı sağlar.
Krizopras:
Sinirsel gerilimleri yok eder. Fiziksel, zihinsel, heyecan durumlarında sakinlik verir. Seksüel ve depresif durumları rahatlatıcı özelliği vardır.
Lal:
Tehlikeyi haber veren taş olarak geçer. Bilinmeyene gözlerinizi açar ve gaipten bilgi almayı destekler. Fiziksel olarak da cinsel organların iyileşmesine yardımcı olur, kan dolaşımını canlandırır.
Lapis Lazuli (Lac ivert Taşı):
Ruh ve beden arasındaki dengeyi sağlar. Ayrıca zihinsel berraklığı ve derin düşünmeye yardımcı olur. Hazmı kolaylaştırır.
Malahit (Bakır Taşı):
Fiziksel ağrıları azaltıcı ve radyasyondan koruyucudur. Uyumayı kolaylaştırır. Zihni ve vücudu canlandırır. Her kademede dengeleyici rol oynar. Sol elde oynanırsa vücuttaki statik elektriğin fazlasını alır.
Mercan:
Solunum açıcı etkisi vardır. Kişide cazibeyi artırır. Zor işlerin akışını kolaylaştırır. Çoğaltıcı etkisi vardır, bereket simgesidir.
Obsidiyen:
Negatif enerji emicidir. Stresi azaltır, terapi yönü çoktur. Bilinçaltındaki blokajları temizler.
Opal:
Eklem iltihabına iyi gelir. İnsancıl duyguları güçlendirir. Ruh temizliğini korur, umudu güçlendirir. Yüksek başarı taşıdır.
Prit:
İrade gücünü artırır. Diğer insanlarla armoni halinde çalışmayı gerçekleştirir. Enerji oluşturur.
Rodonit:
Vücudun sağlıklı gelişmesine yardım eder. Kan dolaşımın dengeler. Psikolojik olumsuzluklardan kurtarıcı ve cesaret artırıcıdır.
Topaz:
Duygusal yükleri ve kötümser düşünceleri ortadan kaldırır. Endişe ve depresyonun üstesinden gelmede yardımcı olur. Tüm bedeni güçlendirir, destekler, zihinsel ve fiziksel sindirime yardım eder.
Yeşim (Jade):
Böbrek rahatsızlarından kaynaklanan ateşi düşürür. Akıl sağlığına, göz bozukluğuna ve doğum sancılarına karşı koruma sağlar.
Kırmızı Yeşim Taşı:
Kanı güçlendirir, canlılık, güç ve sabır verir. Bedeni temizler.
Zebercet (Peridot):
Aygıtların kaydedemediği kalp çarpıntılarına ve sebebi bilinmeyen korkulara iyi gelir. Renginden dolayı bereket, doğurur içinizde sevinç duygusu uyandırır.
Türk olmak nasıl bir duygudur?
Amerika'dan bir vatandaşımızın,Tü rkiye'nin ABD Seattle Fahri Konsolosu olan Sayın J. F. Gökçen'in "Türk olmak nasıl
bir duygudur?" konulu yazısı…
Türk Olmak…
Aslında çok şeydir, Türk olmak.
Türk olmak, Osmanlı'nın borcunu ödemektir. Hovarda babanın borçla yaşayan evladı gibi.
Kosova'da ve Bosna'da, Batı Trakya'da ve Makedonya'da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.
Türk olmak;
- Kıbrıs'ta,
- Hocali'da,
- Anadolu'da ve Balkanlar'da soykırıma uğrayıp
- karşılığında yapmadığın soykırımla suclanmaktır.
Türk olmak;
- faşist olmaktır,
- vatanına, milletine, tarihine sahip çıktığında…
- demokrat ve cağdaş olmaktır,
- vatanına, milletine, tarihine sövüldüğünde…
Türk olmak lisanının Avrupa'da yasaklanmasıdı r ve yine Türk olmak kendini ve derdini anlatamamaktı r.
Avrupa'da hor görülmek Türk olmaktır,
- ataların bir çok asır önce Viyana'yi kuşattiği için ve hoş görülmemektir
- tTabii ki - sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana'yı yakmadığın için.
Türk olmak;
- Selanik'te Pontus Anıtı'nın,
- Viyana'da çiğnenen yeniçeri minberinin ve
- Malta'da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.
Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir.
- Üç kıtadan dönüp,
- bir küçük yarımadada misafir muamelesi görmektir.
- Sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır.
Türk olmak;
- Arabaya koşulan ilk atın vatanında,
- ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta,
- yazının bulunduğu,
- paranın icat edildiği
- her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta,
- kalkınmak icin yabancı sermaye beklemektir.
Türk olmak;
- Truva'dan bu yana,
- Sümer'den bu yana serpilerek gelse de,
- tarihten eski bu topraklarda,
- bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen,
- bir haftalık hafiza ile yaşamaktır.
- Doğu Roma'yı da
- Batı Roma'yı da yıkıp,
- yeni Roma olan AB'ye girmeye calışmaktır, Türk olmak.
Türk olmak;
- Mostar'da köprüdür,
- Kerkük'te kaledir,
- İstanbul'da Kızkulesi'dir,
- Anadolu'da buğdaydır,
- Çukurova'da pamuktur,
- Ege'de tütün,
- Karadeniz'de fındık,
- Trakya'da ayçiçeğidir.
Türk olmak;
- Çanakkale'de ölmektir.
- Çanakkale'de ölmeden önce düşmana su vermektir,
- onun yaralısını sırtında kendi hastanesine taşımaktır.
- Düşmanın ardından rahmet okumak,
- kanlısından helallik almaktır.
- Sabahları odana rahmet dolsun diye, cami açmaktır.
- Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir.
- Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır.
- Yağmura rahmet, kara bereket diye bakmaktır.
Türk olmak;
- harap bir ülkede,
- zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip,
- tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile,
- paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen,
- yedi düvele meydan okumaktır.
Türk olmak;
- askere davul-zurna ile uğurlanmaktır,
- belki de dönmeyeceğini bilerek.
Türk olmak;
- annenin, şehit oğlunun ardından; 'Bir oğlum daha olsun, onu da vatan icin göndereceğim.' demesidir.
- Babanin gözyaşlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken 'Vatan sağolsun!' demesidir.
Türk olmak;
- 'Türk çayında radyasyon olmaz!' yalanları ile,
- 'Gusül abdesti alana AIDS bulaşmaz!' dolanları ile yaşamaktır.
Her hükümetin
- enkaz devraldığı, ama
- asla ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.
Türk olmak;
- ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir.
- Ayni nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır.
- Göz hakkına, diş kirasına saygıdır.
Türk olmak;
- Evindeki bir kap aşın yarısını Tanrı misafirine vermektir.
- Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır Türk olmak.
Türk olmak;
- milli maçta ağlamaktır.
- Ayhan Işık'a, Belgin Doruk'a aşık olmaktır.
Dünya tarihinde Açiklanamamis 10 Olay --- (Alıntıdır)
1938 Yılında Avu
Silindirin kenarları 60/40 oranında kurşun/kalay alaşımıyla kaplanmıştı ve bu oran günümüzde kullanılan en iyi orandı . Tepe
Bu pil şu anda Bağdat Müze
Bugün özellikle gümüş kaplı çömleklere baktığınızda , yüzeydeki parlak mavim
Biz neden pil yapmayı ve elektrolizi 4000 yıl
DENDERA
Mı
17 no
İ
Yine aynı
Re
Ne yazıkki , daha ü
Nedir o bir şey ve o in
ASHOKA SÜTUNU BİLMECESİ
Antik bir metalür
Bir iddiaya göre , m.
Demir yapımı ve pa
ANTİKYTHERA
1900 Yılında Pa
Kalıntıların ara
1958
Bir
ESKİ MISIR
1898 Yılında , Mı
Ci
İşin ilginç yanı Dr. Me
Yapılan ta
Mükemmel bir planör olarakda düşünülebilirdi ama bu ci
Sonuç olarak bir uçak modeli bulunmuştu ; Dr. Me
İNKALARIN JET UÇAĞI
1954 Yılında , Colombia Hükümeti , antik altın e
15 yıl
Tahminen m.
Örneğin ön kanatları delta şeklindeydi , kenarları çok belirgindi ve bir hayvana hiç benzemiyordu arama daha da ilginci bir dümen vardı . Bütün bunların öte
ATLANTİS
Kuşku
1970 yılında Frank Dorland tarafından Hewlett-Packard Laboratuvarlarında yapılan te
Hiç bir meetal kullanılmamıştır , Dorland herhangi bir ize ra
Bir diğer ilginç
Modern bilim , kri
2000 YIL ÖNCEKİ KALP VE BEYİN NAKLİ
Yine Peru
Kayalar gri ande
1562
Bazı yerlerde , böbrekler ve akciğerlerdeki kan akışkanlığı ve akapunktur iğnelerinin ane
Daha ayrıntılı re
MİLYARLARCA YIL ÖNCE ÜRETİLEN DEMİR KÜRELER
30 Yıl önce güney Afrike
Kürelerin
Dış yüzeyleri genelde çelik mavi
Bazılarında bir veya iki cm.lik ince bir kabuk belirlendi ve küreler kırılarak açıldığında içlerinin garip
Kürelerin analitik yapı
Kürelerin yaydığı ene
Kimibilir belki de Tran
NEANDERTAL ADAMI KİM TÜFEKLE VURDU?
Eğer yolunuz Londradaki Doğal tarih Müze
Yapılan inceleme
Deliğin karşı yanı yani çıkış nokta
Ateşli
Ama bu Paleotik kafata
Lütfen 'turkche' konuşmayın...
Lütfen 'turkche' konuşmayın...
Bu konu belki de ülkemizdeki en önemli sorun.Bir millet dilini kaybederse kültürünü de kaybeder.Kültürü giden bir millette millet olmaktan çıkar.Geçmişte Keltlere yapılan soykırım bugün bize de oynanmaya çalışılıyor.Biz Türk Milleti olarak bu oyunlara gelmemeliyiz,dilimize, kültürümüze sahip çıkmalıyız.Türkçenin çok zengin bir dil olduğunu bütün herkesin bilmesi gerekiyor.
50 Türk Lirası (68 x 148 mm) ATATÜRK’ÜN YERİNE FATMA AL
50 Türk Lirası (68 x 148 mm)
50 Türk Lirası’nın ön yüzünde Atatürk’ün, 1931 yılında Gazi Çiftliği’nde Cemal Işıksel tarafından çekilmiş fotoğrafından yararlanılarak oluşturulmuş bir portresi bulunmaktadır.
Arka yüzünde ise Fatma Aliye’nin bir portresi yer almaktadır. 1862 – 1936 yılları arasında yaşamış olan Fatma Aliye, Türk edebiyatının ilk kadın romancılarından biri ve ilk kadın felsefecidir. 1934 yılında “Topuz” soyadını almıştır. Arka yüzün tasarımında ayrıca, Fatma Aliye’nin edebiyatçı kişiliğini vurgulamak üzere “hokka, tüy kalem, kağıt ve kitap” gibi figürler ile kadın zerafetini simgeleyen “çiçek” motiflerine yer verilmiştir.
ATATÜRK’ÜN YERİNE FATMA ALİYE HANIM
Fatma Aliye Hanım'ı (1862-1936) tanımıyordum. Türk edebiyatının ilk kadın romancısıymış.
Eğer Yeni Şafak Gazetesi okuyor olsaydım Fatma Aliye Hanım hakkında yeterli bilgiye sahip olurdum elbette.
Fatma Aliye'yi bundan sonra artık herkes tanıyacak. Çünkü Fatma Aliye'nin fotoğrafı bundan böyle 50 TL lik banknotlarda Atatürk'ün yerine yerleşecek.
50'liğin Bir yüzünde Fatma Aliye, diğer yüzünde Atatürk.
Cumhuriyetin yetiştirdiği bunca başarılı Türk kadını varken, Fatma Aliye nereden çıktı demeyin.
Fatma Aliye'yi Atatürk'ün yerine yerleştiren nedenin onun romancılığı olduğunu sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Asıl neden onun İslamcılığı ve Atatürk Devrimlerine karşı olması.
Çankaya'da, Atatürk'ün koltuğunda İslamcı bir Cumhurbaşkanının oturduğu Türkiye'de, paraların üzerine Fatma Aliye Hanım'ın resmi konmuş çok mu?
****
Fatma Aliye'nin tesettüre olan tutkusu onun yazılarına da yansımış.
Bir yazısında kadınların giyim tarzı konusunda şöyle diyor; “…İşte bu tuvaletin üzerine zinetten ari ve bolca bir şey giyilir ve saçlar da bir baş örtüsüyle örtülürse şeriata muvafık surette tesettür edilmiş olur.”
Fatma Aliye Hanım, Mustafa Kemal'in yaptığı devrimleri bir türlü benimseyememiş.
Romanlar yazan, Batı edebiyatından çeviriler yapan ve dönemindeki erkek egemenliğine karşı çıkabilen bir kadın, nasıl olur da Mustafa Kemal aydınlığını göremez, anlamak olası değil.
Kendisinin,bir Osmanlı paşasının (Ahmet Cevdet Paşa) kızı olmasının bunda rolü var elbette.
Evinde çocuklarının ona yaşattığı sıkıntılar onu daha da İslam'a bağlamış olabilir. Evden kaçıp Katolik rahibe olan bir kızın annesinin yaşadığı travma herhalde azımsanacak gibi değildir.
****
Fatma Aliye'yi en iyi inceleyenlerden olan Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, onu anlatan bir de kitap yazmış.
Kitabın adı, “Fatma Aliye: Uzak Ülke”
Mustafa Kemal'in yaptığı yenilikler nedeniyle Fatma Aliye'nin ülkesine yabancılaştığı ve uzaklaştığı anlatılıyormuş bu kitapta.
Saltanatın kaldırılmasını, alfabenin değiştirilmesini ve padişahın düşürülmesini, Fatma Aliye Hanım asla kabul edememiş,Mustafa Kemal'e hep karşı olmuş.
****
Şimdi anladınız mı, bunca Cumhuriyet kadını dururken Fatma Aliye Hanım'ın neden Atatürk'ün yerine oturtulduğunu?
Elde edemedikleri türban özgürlüğü nedeniyle kendilerini Türkiye'ye “uzak” bulanlar elbette Fatma Aliye Hanım'ın fotoğrafının oraya konmasından mutlu olacaklardır.
Hem Atatürk'ü paraların –hiç olmazsa- bir yüzünden çıkardılar.
Hem de onun yerine İslamcı bir kadını koydular.
Paralar basıldığında göreceksiniz, Fatma Aliye Hanımın başörtüsünün altından, hem önden ve hem de yanlardan saçları görünüyor.
Bu durum, Fatma Aliye'yi oraya taşıyanlar için can sıkıcı olsa gerek.
Küçük bir rötuşla o başörtüsünü türbana çevirebilirlerdi elbette. Anlaşılan buna cesaret edemediler.
Suat ÇAĞLAYAN
Insan Olmanın Kuralları
Doğarken dünyaya bir kullanma kılavuzu ile gelmediniz; aşağıdaki kurallar yaşamınızı daha iyi kılmak içindir.
1. Size bir vücut verilecektir. Onu beğenebilir ya da ondan nefret edebilirsiniz, ancak kesin olan bir şey varsa o da ömrünüzün geri kalanı boyunca ona sahip olacağınızdır.
2. Dersler öğreneceksiniz. "Yeryüzünde Yaşam" isimli tam zamanlı gayrı resmi bir okula kaydoluyorsunuz. Her kişi veya her olay birer Evrensel Öğretmen'dir..
3. Hatalar yoktur, yalnızca dersler vardır. Büyümek bir deneyim sürecidir. "Başarı" kadar "yenilgiler" de bu sürecin bir parçasıdır.
4. Bir ders öğrenilene kadar tekrar edilir. Bu ders, ta ki siz öğrenene kadar size çeşitli biçimlerde anlatılır -- ancak ondan sonra bir sonraki derse geçebilirsiniz. .
5. Eğer kolay dersleri öğrenemezseniz bu dersler giderek zorlaşırlar. Dışsal sorunlar içsel durumunuzun kesin bir yansımasıdır. Içsel engelleri ortadan kaldırdığınız zaman dış dünyanız değişir. Acı, evrenin sizin dikkatinizi çekme şeklidir.
6. Davranışlarınız değiştiği zaman bir dersi öğrenmiş olduğunuzu anlarsınız.. Bilgelik egzersizdir. Bir şeyin bir parçası, hiç bir şeyin birçoğundan daha iyidir.
7. "Bura"dan daha iyi bir "orası" yoktur. "Orası" dediğiniz yer "burası" olduğu zaman gene "bura"ya kıyasla daha iyiymiş gibi görünen bir "orası" olacaktır."
8. Diğer insanlar yalnızca sizin aynanızdırlar. Diğer bir kişinin bir yönü sizin kendinizde sevdiğiniz ya da nefret ettiğiniz bir yönünüzü yansıtmadıkça onu sevmeniz ya da ondan nefret etmeniz mümkün değildir.
9. Yaşamınız size bağlıdır. Yaşam size tuvali sunar, resmi siz yaparsınız. Yaşamınıza sahip çıkın -- yoksa başkası sahip çıkacaktır.
10. Daima ne isterseniz onu alırsınız. Bilinçaltınız kendinize çektiğiniz enerjileri, deneyimleri ve insanları doğrulukla belirler, dolayısıyla ne istediğinizi bilmenin en güvenilir yolu neye sahip olduğunuzu görebilmektir. Kurbanlar yoktur, yalnızca öğrenciler vardır.
11. Doğru ya da yanlış yoktur, ama sonuçlar vardır. Ahlaki yaklaşımların faydası olmaz. Yargılamalar ise yalnızca davranış kalıplarını korumak içindir. Yalnızca yapabildiğinizin en iyisini yapın.
12. Cevaplar kendi içinizdedir. Çocukların başkalarının rehberliğine ihtiyacı vardır; bizler ise olgunlaştıkça "Ruhun Yasaları"nın yazılı olduğu kalbimize güveniriz. Bildikleriniz duyduklarınızdan, okuduklarınızdan ya da size söylenenlerden çok daha fazladır. Yapmanız gereken yegâne şey bakmak, dinlemek ve güvenmektir.
13. Tüm bunları unutacaksınız.
14. Ne zaman arzu ederseniz hatırlayabilirsiniz.
Yazar: Cherie Carter-Scott
"If Life is a Game, These are the Rules" adlı kitabından...
Cep'ten 'aktif arama'lı soygun
Cep telefonları ile her arama yapıldığında ekranda beliren 'aktif aramalar' yazısı ile cep telefonu kullanıcılarının teknolojik oyunlarla soyulduğu belirtildi.
Cep telefonları ile her arama sırasında ekranda beliren 'aktif aramalar' yazısı ile kullanıcıların kontörlerinin gizlice iç edildiği ortaya çıktı. Teknolojik oyunlarla 'Biz bu sistemi yaptık, siz de uygulasaydınız' gibi savunmalarla kullanıcıların resmen soyulduğu ortaya çıktı.
Normalde arama sırasında ekranda beliren 'aktif aramalar' yazısının iptal edilmediği zaman her aramada karşıdaki kullanıcıdan bir kontör kırpılmış olduğu belirtildi. Ekranda beliren 'aktif aramalar' yazısını yok etmek isteyenler ise ##002# 'i arayarak bunu kaldırıyor ve kendisini arayanların soyulmasını önlüyor. Ekranda beliren 'aktif aramalar' yazısını ##002# 'i arayanlar iptal edebiliyor. Bu da kullanıcılara sorulmadan ve bilgileri dışında arama aktarması komutu verildiğini ortaya koyuyor.
Bu uygulamayı deneyerek arama aktarma komutunu iptal eden kullanıcılar ise hayretler içinde kalıyor. Cep telefonları ile yapılan her aramada ekranda beliren 'aktif aramalar' yazısı iptal edilmediği müddetçe, kişiye ulaşamayan herkesten bir kontör düşülüyor.
Eğer aranan kişinin telefonu da telesekreter ayarli ise dinlenen 1 saniyelik 'aradığınız kişiye ulaşılamıyor' mesajı için de kullanıcıların ayrıca bir normal arama karşılığı ücretlendirdiği vurgulandı.
İşin en garip kısmının ise normalde cep telefonu hatlarında default (fabrika çıkışı) olarak ayarli bir telesekreter yokken, herkese bu telesekreterin otomatik olarak ayarlı gelmesi olduğu vurgulandı. Yani, kullanıcının hiç bir şeyden haberi yokken, aradığı ve ulaşamadığı her kullanımda hemen 1.5 kontorünün çalındığı vurgulandı.
Kullanıcı, eğer iki dakika sonra yine ulaşamazsa 1,5 kontör daha gidiyor. İşin en acı tarafı ise kimsenin böyle bir uygulamadan haberinin olmaması ve telesekreteri bedava zannetmesi. Telefon şebeke istasyonu yetkilileri ise kendilerini arayan kullanıcılara; ##002#'yi arayarak tele sekreterin kaldırılabileceğini anlatmakla yetiniyor.
Buna tepki gösteren kullanıcılar ise teknolojik oyunlarla soyulduklarını belirterek, "Teknolojiye ulaşamıyoruz. Kullandığımız telefonların bütün özelliklerini bilmiyoruz. Bizden habersiz neden bu tür uygulamalar yapılıyor." şeklinde tepki gösterdiler.
__._,_.___
ROSA PARKS
Eşyalar ve mekânlar onu kullananlarla bir değer ve anlam kazanır.
Bir metre uzunluğundaki bir sopayı 'bunu falanca kullanmıştı' deyip önemseyebilirsiniz. Ya da yıkılmak üzere olan eski bir yapıyı 'burada falanca doğmuştu' diye imrenerek ziyaret edebilirsiniz.
50 kuruşluk tükenmez kalem onu kullanana göre çok farklı anlamlar ifade edebilir… Birinin bastığı yere basmak, ya da buraya o dokunmuştu diye parmaklarınızın ucunu bir ağaca, bir duvara sanki incitmek istemez gibi dokundurmak isteyebilirsiniz.
Kısacası herkesin kendince kutsadığı ve değer verdiği eşyalar ve mekânlar vardır. Nihayetinde eşyalar ve mekânlar onu kullananlarla bir değer ve anlam kazanır.
Bugünkü yazımı "Obama ilk ziyaretini kime yapmalı?" başlığıyla yazmak niyetindeydim. Fakat son anda bulduğum bir resim yazı başlığını değiştirmeme neden oldu. Baktım ki, bir otobüs müzede sergileniyor. Dünyada bir müzede sergilenen tek otobüs bu olmalı diye düşündüm…
İnternet malum, dünyanın her yanından tıklanabiliyor. Eğer dünyanın başka ülkelerinde sergilenen ve özel bir anlamı olan araçlar varsa okuyucularımız bizlerle paylaşırsa mutlu oluruz.
Barack Obama'nın Amerika'ya başkan seçilmesi nedeniyle bu ülkede siyahların acınası hikâyesinden çok sayıda örnek yer aldı medyamızda. Fakat Barack Obama'yı Beyaz Saray'a çıkaran tarihi adım bildiğiniz gibi geçim telaşına düşmüş gariban bir terzi kadının cesur ilk hamlesiyle başlamıştı. Haziran ayında bir yazımda yer verdiğim konuya bu vesileyle bir daha temas etmek istiyorum.
Tarihlerden 1 Aralık 1955.
Amerika'nın Montgomery kenti…
O yıllarda Amerikan yasalarına göre zenciler otobüste beyazlara yer vermek zorundadır. Zenciler bu durumdan oldukça şikâyetçidir ama yapabilecekleri bir şey yoktur. Zenciler toplumdan tecrit edilmiş bir yaşam sürmeye mahkûm edilmişlerdir.
İnsanlık dışı uygulamalar gün gelir kendi halinde sakin bir kadın olan Rosa Parks'ın canına tak eder. Rosa bir gün karanlığı delen önemli bir karar alır ve 'Ben artık otobüste beyazlara yer vermeyeceğim' der. Bu kararla sadece kendinin değil, tüm zencilerin kaderini değiştiren bir dönemi başlatır.
Nitekim ertesi gün otobüste bir beyaz Rosa'nın başında dikilir ve yer vermesini bekler. O buna aldırmaz. Rosa son derece kararlı bir tavırla yerini vermemekte direnir. Durumun gerginleşmesi üzerine şoför otobüsü en yakın polis karakoluna çeker. Rosa önce sorgulanır, ardından hapse atılır. Rosa Parks'ın bu davranışı ve uğradığı muamele önce tüm Montgomery'e, ardından da Amerika'ya yayılır.
Martin Luther King bu fırsatı iyi değerlendirir. 382 gün süren Montgomery otobüs boykotunu başlatır. Zenciler otobüse binmezler ve her yere yürüyerek giderler. Bazı beyazlar da onlara destek verir. Olaylar giderek büyür. Sonunda Amerika Federal mahkemesi, ırk ayrımcılığını yasaklar. Bu olay, Amerika'da vatandaşlık haklarının başlangıcı sayılır. Çok geçmeden, zencilerin beyazlara yer verme zorunluluğu ortadan kalkar. Uygulamaya son verilir.
Resimde gördüğünüz otobüs, 'Ben artık otobüste beyazlara yer vermeyeceğim' diyen Rosa Parks'ın o gün bindiği otobüs. Rosa Parks'ın fotoğrafı da, o gün gözaltına alındığı karakolda çekildi.
Yıllar sonra Amerikan yönetimi bir bakıma iade-i itibar için Rosa Parks'ı Beyaz Saray'da ağırladı. Rosa Parks'a 1996 yılında Başkanlık Özel Ödülü verildi. 1999'da da Kongre tarafından altın madalya ile ödüllendirildi. ABD Başkanı Bill Clinton, Rosa Parks'a Başkanlık Özel Ödülü madalyasını takarken, "İyi ki, o gün o koltuktan kalkmadın" dedi.
İlginçtir, Rosa Parks'ı bu davranışından dolayı kutlayan Başkan Bill Clinton, Rosa Parks gibi siyahî olan Barak Obama'nın gün gelip eşi Hillary Clinton'ın elinden Demokrat Parti'den Amerikan başkan adaylığını alacağını elbette bilemezdi.
Rosa Parks o gün o koltuktan kalkmamakla, Beyaz Saray'daki başkanlık koltuğuna gün gelip bir siyahın oturmasının a önünü açtı. Hatta yine bir siyahî olan ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice bir toplantıda konuşurken, Rosa Parks'ı anarak, "O olmasaydı, ben bugün bu koltukta oturamazdım" diyerek bir hakşinaslık yaptı. Ve elbette, Rosa Parks olmasaydı, Barack Obama'nın Amerika'ya başkanlığı da söz konusu olamayacaktı.
Rosa Parks 24 Ekim 2005'te öldüğünde ABD Başkanı George Bush naşının önünde saygıyla eğildi.
|
|
|
Can Dundar'a bir Turk Gencinden tokat gibi cevap...
Bu genc arkada
Antalya Univer
Bu iletiyi tek ba
Helal ol
Bu ya
Bizim Anadolu
Okudukca gururlandim..
Ulkemizin yarini a
Ben zaten umudumu a
Ne mutlu Turkum diyene.!!.. ne mutlu boyle genclere..!!
Sayın Can Dundar,
Ben Bilkent Univer
yapmakta olan bir oğrenciyim. Adım Ateş Akaydın.
Ataturk ille ilgili yaptığınız belge
beğenmedim. Ozetle belge
Oncelikle, Vahdettin
Sam
dile getirilen bir goruştur. Boyle bir konuya belge
taraflı yaklaşma
tutuklama ve idam karari cıkartılma
Ikinci olarak, Mu
Canakkale
ozellikle Madame Corinne
verilmi
Belge
icin hayati zorunluluk te
zarar verecek şekilde kullanmanız kabul edilemez. Ozellikle Ataturk
Ankara Mecli
aciklamalariniz, Ataturk’un Lenin kozunu oynadiğini dile getirirken
u
ifadelerin gectiği gazete kupurlerine ozellikle yer vermeniz, u
aci
bir komuni
mak
Ataturk
ile ve zorla
pek cok kere vurgulanmiş olma
liderleri ve
ba
olma
gazeteler tarafından bir diktator olarak nitelendirilme
verilmi
donemdeki gazeteler Ataturk
dahi oldugunu beyan etmektedir. Ve
dunyanin kabul ettigi bir dahi ve gercek bir lider oldugunu adeta
i
Şeriatla ve Faşizmle yonetilen bir ulkede Cumhuriyeti getirmeyi başaran,
kadınları
10
diktator gordunuz? Medeniyet icin gerekli yol ve yordamları lutfen
diktatorlukle kari
irticai faliyetlerinden bah
gonlunu vermi
diktatorluk ve faşizm ornegi gormek i
bir Mi
ozellikle AKP iktidariyla birlikte
Hele hele Turkiyemizde Ergenekon gibi eşi kara carşaflı ve kendi
hatipli olan ve adı yol
varken, Ataturkcu du
komutanlar, Cumhuriyet gazete
organize edenler, Cumhuriyetle yaşit olan in
bilinclenme
netlik kazanmadan ve onlara bildirilmeden tutuklanirken, ceza evlerinde
olume terkedilirken ve DARBECILIKLE
DARBECI demeniz igrenc ve acıklı bir benzetme ol
Turkiye
belge
Ozerklik verilme
yangina benzinle gitmek demek degil de nedir
belge
guzelim ulkemi 25 parcaya bolebilmek icin uğraşmaktaydı?
Ataturk
nitelenmiş olma
Cumhuriyetin coşku
olarak go
Sayin Sureyya Ciliv
olma
karşilaşacagimizi işin en başindan haber vermişti. Zaten
univer
Sonuc olarak ben bu belge
ayipladim. Siz benim e
yapim kanimca
fethullahcilarin,yobazların ve boluculerin ekmegine yag
geldiniz ya da entellektuel anlamda Turkiye
edilen degerlere radikal ve uygun
Orhan Pamuk
Şayet
birkac ay icinde
dediklerimi hatirlayiniz ve ozellikle Şevket Sureyya Aydemir
Adam
okuyunuz ve Mu
Vakit ayirdiginiz icin te
Ateş Akaydın
METROPOLLERDE SIZI BEKLEYEN RISKLER
METROPOLLERDE SIZI BEKLEYEN RISKLER
Ozet
Ozellikle buyuk kentlerimizde teror farkli kollardan faaliyetlerine devam etmektedir. Hal boyleyken cali
1. Uyanik ve Dikkatli Olmak
Uyaniklik ve dikkat
2. Rutinden Kacinmak
2.1 En ha
· Biri
· Gidilen yolun degi
· Tak
· Vari
2.2 Ba
3. Bilgiye Ula
Bilgiye ula
3.1 Du
3.2 Ihtiyac olmayan ha
3.3 Acik park alanlarinda arabada anahtar birakilma
3.4 Sagduyu ve icgudulere guvenmek zaman zaman
Her zaman acil telefon li
- Poli
- Ha
- Arkada
- Kom
· Cep telefonunuzun kap
· Mutlaka nereye gittiginizi ve planlarinizi guvendiginiz en az bir ki
· Etraf taninmali, yol i
· Guvenlik guclerinin uniformalari taninmalidir. (Poli
· Ki
· Ak
Park, kopru altlari, terk edilmi
· Firmanizin potan
· Cali
· Gizli evraklar
Arac kullanirken Hareket Tarzlari
Kacirilma veya herhangi bir zarara ugramamak icin arac kullanirken uyulma
Oneriler:
Arac
Yabancilara kapilar hicbir zaman acilmamalidir.
Anahtarlara
Araca binmeden once her defa
Yakina park etmi
Benzin depo
Eger arac cali
Mu
Yuk
Manevra yapabilmek amaciyla ondeki aracla olan me
Yardim i
Gercek niyetlerini tahmin edilemedigi icin Oto
Araclar korunakli otoparklarda birakilmali, karanlik yerlerde park edilmemelidir.
Ciki
Yakinlardaki
Araca biri
Kapilarin kilitli oldugu tekrar kontrol edilmeli,
Kornaya devamli ba
I
17. Zorla durdurma te
18. Kirmizi i
19. Takip edilme
· Yol degi
· Arac bir yava
· Eger bir meydana gelinmi
· Suphe aciga vurulmamalidir; hizla bilgi edinilmeli ve guvenli bir yere dogru
· Hicbir zaman ana yol terk edilmemeli, ara
Tak
Zaman zaman tak
Oneriler;
1. Tak
Bir muddet yuruyup tak
2. Ba
3. Eger bolge taniniyor
4. Eger
5. Tak
Eve Geli
Tehlikeli bir durumla kar
Oneriler;
Eger mu
Eger po
Acil durumlarda ula
Ozellikle geceleri eve geli
Elde gerektiginde
Merdiven giri
18. Kirmizi i
19. Takip edilme
· Yol degi
· Arac bir yava
· Eger bir meydana gelinmi
· Suphe aciga vurulmamalidir; hizla bilgi edinilmeli ve guvenli bir yere dogru
· Hicbir zaman ana yol terk edilmemeli, ara
Tak
Zaman zaman tak
Oneriler;
1. Tak
Bir muddet yuruyup tak
2. Ba
3. Eger bolge taniniyor
4. Eger
5. Tak
Eve Geli
Tehlikeli bir durumla kar
Oneriler;
Eger mu
Eger po
Acil durumlarda ula
Ozellikle geceleri eve geli
Elde gerektiginde
Merdiven giri
5. Daireye gelindiginde;
· Eger iceriye girildigine dair belirtiler var
· Eger her
Eger her
6. Kapi zili caldiginda;
· Goz deliginden bakarak gelen ki
· Eger gelen tanidik
· Eger bir te
· Eger ki
· Eger gelen ki
· Eger ziyaretcinin kimligi dogrulanamiyor
· Gerekir
· Halen
7. Iceri zorla girme te
· Yapilacak ilk hareket poli
· Dairedeki tum kapilar kilitlenmelidir.
· Guvenlik oda
(Tercihen yatak oda
· Var
8. Evden cikarken ve
· Goz deligi kullanilarak di
· Merdiven i
· Rutin degi
· Uzerinizde gerek
· Canta ta
· I
· Alti la
· Ummadiginiz anlarda yaniniza
· Ke
· Toplu ta
· Emanet almayiniz, dilencilerin yalvari
· Madde bagimli
· Ba
· Ha
· Sokakta yururken elinizde
· Ka
· Sokakta tanimadiginiz in
· Sokakta yururken cantanizi trafik aki
· Supheli gordugunuz paket, canta, koli vb
· Banka ATM lerinden para cekmeniz gerekiyor
· Sokakta, lokantada tanimadiginiz in
Kaynaklar
1. Ucar, T.: Guvenlik Metodolo
2. Ozdikmen, T.: Adli Vakalara Acil Mudahale, Nobel Kitapevi, I
3. Zeev Gefen,The I
Tayfun Ozdikmen
Altay Savunma Si
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun

Ekte Belçikadan gelen bir yeni yıl kartını gönderiyorum.
Atatürk'ü bu kadar güzel ifade eden bir cümleyi bugüne kadar duymadım.
Ne kalbimizdesin , ne sen ölmedin yaşıyorsun gibi kalıplaşmış cümlecikler
bu kartpostaldaki ifadenin yanına bile yaklaşamaz.
FRANSIZCA CÜMLENİN TERCÜMESİ:
''Türkiye, Atatürk'ü Allah'a borçlusun, geriye kalan her şeyi de Atatürk'e...''
BUYUK ATATURK' UMUZUN BU OZELLIKLERINI BİLİYOR MUYDUNUZ?
Atatürk`ün dünyada `başöğretmen
olduğunu, Bir geometri kitabı yazdığını, Üçgen, açı,
dikdörtgen gibi ve 48 tane geometri teriminin
(Türkçe) i
Norveççe`de `Atatürk gibi olmak` diye bir deyim
olduğunu.
Üniver
koyduğunu ve bu çiçeğin tüm dünyada bu i
Yunan başkomutanı Trikopi
olmadan her Cumhuriyet bayramında Atina
büyükelçiliğine giderek, Atatürk`ün re
geçtiğini ve
gazete çıkarttığını ve 52
yayımlanan gazetede ilk defa
geçtiğini.
Kurtuluş Savaşında rütbe alan bir çok kadın
a
ü
erkek, 43 kadından oluşan bir müfrezenin rei
bizzat Atatürk tarafından atanmış olduğunu.
Bir röporta
düşünüyor mu
koyarız, kabullerine bağlı. Biz
müracaat etmeyiz üye olmak için, davet gelir
düşünürüz" dediğini ve bunun üzerine BM ya
değiştirildiğini ve üyeliğe davet
edilen ilk ülkenin Türkiye Cumhuriyeti olduğunu.
1938
buhranlındöneminde, danışman,
oluşan yüz yirmiden fazla
kişiye; "Şu anda hiçbirinizi değil, büyük
i
Mu
1938
bir şiirde; "Allah bir ülkeye yardım etmek i
onun elinden tutmak i
lider getirir" denildiğini.
1996
taşına yazılma
boyunca Türkiye
anlamış ve uygulamış olmaktan dolayı mutlu öldüm"
yazdığını.
2000
Milenyumun hiç şüphe yoktur ki tek devlet adamı
Mu
lideri olabilmeyi başarmış tek liderdir" denildiğini.
2005
olan Mr. John
2006
AB Uyum ya
dairelerinden Atatürk re
i
BİLİYOR MUYDUNUZ!!!
Dünya Düzdür: Yirmi Birinci Yüzyılın Kısa Tarihi, Thomas L. Frie
Friedman İçin Dünya Dümdüz
Zayıf ideolo
Thoma
“Nilekani öyle bir cümle etti ki, kulağıma küpe oldu: “Tom, oyun
Nandan’ın
Friedman’ın Bangalore
Kitabın ilk bölümü, düzleşmeyi yöneten fenomenlere ayrılmış. Friedman bunları “düzleştirici güçler” olarak adlandırıyor. Bunlar
İkinci bölüm, ortaya çıkan ‘düz dünya’da Amerika’nın günümüzdeki yerini ve geleceğini ele alıyor. Friedman ülke
İzleyen bölüm i
A
http://www.muralmosaic
Bu duvar resmi 216 ressam tarafindan yapilmis.Resmin her karesi ayri bir ressam tarafindan yapildi.
Her karenin ustunu tiklayip o karenin alindigi resmin butununu gorebilirsiniz.Hic bir karedeki resim aslinda buyuk resimle alakasi yok,kareler yerlerine ( renk,sekil,ton..) olarak yerlestirilmis.Mesela at'in gozune bir bakin..
İNANILMAZ OLAYLAR
Harç
Peru
Generalin kemer toka
M.S. 300
Antik çağ bilgi
1900 yılında Girit açıklarındaki bir batıkta araştırma yapan bilim adamları ilginç bir ci
Concorde
M.Ö 200
1000 yılda yapılan kent
Pa
Geleceği gören harita
Coğrafya ve harita uzmanı ünlü Türk denizci Piri Rei
2000 yıllık pil
Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafından 1938
Kri
Maya dönemine ait 1000 yıllık bu kri
Uzaylılar için iniş pi
Peru
Kayaya gömülü çekiç
Tahta
Nüfus cüzdanınızi kaybederseniz vergi dairesine de bildiriniz...
Nüfus cüzdanını kaybeden veya çaldıran kişilerin emniyetten aldığı tutanak ve bir de dilekçe eşliğinde, bir vergi dairesine başvurması durumunda kayıp olan nüfusunun bilgisi sicil kayıtlarına alınıyor.
Ve nüfusu eline geçiren bir diğer kişi herhangi bir vergi dairesine gidip şirket açılışı
yapmak istese sistem uyarı veriyor. İnsanların ve hatta vergi dairesi çalışanlarının bile pek bilmediği bu konunun ayrıntılarını gelir iadaresi başkanlığı resmi sitesinde iç genelgeler bölümünde 'VERGİ KİMLİK NUMARASI İÇ GENELGESİ SERİ NO:2007/1 de bulabilirsiniz.
http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1079&uid=qortxeqxnlsbcohg&type=icgenelge
Bilgilerinize
KAYIP MÜZİK- Pirates of the Caribbean Soundtracks / Karayip Kors
Haftalardır,, aylardır bir müziği arıyorum. ATV Ana Haber'in müziği. Kaç kere DR'larda sordum. Haberleri seyredene rastlamadım.
Geçen akşam eşim flim seyrediyor, o ne. Aradığım müzik. Film müziği.
Hemen o gece oturdum ve mp3 olarak soundtrack'ını buldum.
Hepinize çok tanık gelecek ama, müzikler muhteşem.
Pirates of the Caribbean Soundtracks / Karayip Korsanları Film Müzikleri
• 1. Fog Bound (2:17)
• 2. The Medallion Calls (1:53)
• 3. The Black Pearl (2:17)
• 4. Will and Elizabeth (2:0
• 5. Swords Crossed (3:16)
• 6. Walk the Plank (1:59)
• 7. Barbosa is Hungry (4:06)
• 8. Blood Ritual (3:33)
• 9. Moonlight Serenade (2:09)
• 10. To the Pirates' Cave! (3:31)
• 11. Skull and Crossbones (3:24)
• 12. Bootstrap's Bootstraps (2:39)
• 13. Underwater March (4:13)
• 14. One Last Shot (4:46)
• 15. He's a Pirate (1:31)
http://rapidshare.com/files/8697284/....Pearl.OST.rar
__________________
http://www.facebook.com/people/Tyfn_SyLmz/739279381" title="Tyfn SyLmz'nin Facebook profili" target=_TOP>http://www.forumavi.net/http://badge.facebook.com/badge/7392...1753918773.png" border=0 alt="Tyfn SyLmz'nin Facebook profili">
''verin bana bir milyon imza, sattırmam "
KARACA ''verin bana bir milyon imza, sattırmam '' diyor. |
Atatürk'ün Dev Portresi-MUHTEŞEM
59. Topçu Er Eğitim Tugayı Tarafından Erzincan'ın Kuzey kısmındaki tepeye 7.500 m²'lik bir alana, gönüllü askeri personelin çalışmaları sonucunda Atatürk'ün bu güne kadar yapılmış en büyük portresi işlendi. Bu portre dünyanın ve Türkiyenin en büyük portresidir. Top. Bnb. Yılmaz Bahar komutasında, ressam Mustafa Aydemir'in yaptığı portrenin işlenmesi 17 kişilik teknik ekip, 3000 kişinin çalışması sonucu 9-Eylül-9 Ekim 1982 tarihleri arasında 1 aylık çok kısa ,bir zamanda tamamlanmıştır. Atatürk portresinin yapımında 210 ton harç, 600 ton taş, 160 ton kum kullanılmıştır .
Google earth de yeri işaretli aşağıda :
<******>******>http://www.uzaydanbak.com/

Kategori: 
Ekim 24, 2009

