Canan Tan-yüreğim seni çok sevdi
Kitabı bu yıl, ilkbaharda okumuştum. Çok beğendim. Akıcı, basit ve kafa dinlendirici. En önemlisi Nazım Şiirleri, Hepsi sevdiklerim.
Eşimle üniversitede yazları, sonrasında da beş yılı ayrı şehirlerde geçirdik. Özellikle benim yazdığım mektuplar şiirlerle dolu olurdu. Hatta bir keresinde eşim, şiir daha az yazsan, demişti. Ama o şiirler yüreğimi sarıp sarmalayan şiirlerdi. Beni anlatan. Şimdi istesekte o kadar hülyalı olamıyoruz.
Alıntı:
Biliyorum, imkansız aşk bu! Ama hükmedemiyorum kendime..." demişti Murat. "Çünkü, yüreğim seni çok sevdi!.."
Ardından da dizelere dökmüştü sevdasını.
"Yüreğim seni çok sevdi
O yürek talan
O yürek yangın yeri
O yürek sen istiyor
Bir tek seni..."
Aslı ile Murat’ın İstanbul-Bursa-Amerika üçgeninde yaşadıkları destansı aşkın öyküsü... Herkesin kendinden bir şey bulabileceği kadar gerçek...
Richard Wilkins "Mental Tonic"
| ||
AŞK - Elif Şafak
Alıntı: Solbebol'den |
Elif Şafak'ın ''AŞK'' adlı kitabını okuyorum şu sıralar. Bazı kitapların zamanı vardır ya işte o misal bu kitap için zaman bu zamanmış:)İçinden beni çokça etkileyen bazı bölümleri paylaşmak isterim. Zira sizleri de etkileyeceğine eminim. Bir şekilde aklınızın köşesine yerleşecektir. -Başına ne gelirse gelsin karamsarlığa kapılma. Btün kapılar kapansa bile,sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar.Sen şu anda göremesen de, -Sabretmek ,öylece durup beklemek değildir,ileri görüşlü olmak demektir.Sabır nedir?Dikene bakıp gülü,geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. -Ne yöne gidersen git -Doğu,Batı,Kuzey ya da Güney-çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün!Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır. -Aşk bir seferdir.Bu sefere çıkan her yolcu,istese de istemese de tepeden tırnağa değişir.Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur. -Kendimi Kadir Allah'ın yazdığı yazgıya teslim ettim.Neler olacağını bilmeden ve bilmeyi istemeden var gücümle ilerledim. -Başkalarının ne düşündüğüne fazla kafa yoruyorsun.Ama bilsen ki başkalarından kabul ve hürmet görmeyi ne kadar çok arzu edersen, -Hakk'ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil,seninle beraber aksın.''Düzenim bozulur,hayatımın altı üstüne gelir'' -Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldür. Tek tek her birimiz tamamlanmamış bir sanat eseriyiz.Yaşadığımız her hadise,atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermemiz için tasarlanmıştır.Rab,noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır |
Kitap: Aşk Hikayeleri-Mine G. Kırıkkanat
Tatilde bir akşamda okudum. Resimli ve kısa hikayeler. Mine Kırıkkanat'ın komplo kitabı olan Bir gün bir gece adlı kitabı çok güzeldi, bu kitapla kıyas kabul etmem.
Aşk Hikayeleri
Mine G. Kırıkkanat
..."Bitiyor," diye düşündü kadın. "Bitiyor," diye düşündü erkek. Oy
"...Sabah
Adam, duvarları boydan boya kaplayan binlerce kitaba baktı umut
Kendi
Hande Altaylı ve İki Kitabı
Hande Altaylı'nın iki kitabını da okudum. Hatun kitapları.
Akıcı ve sürekleyici bir dille yazmış. Şehir aşkları. Ama bizden birkaç gömlek yukarıda bir yaşamdaki hayatlar.
Asla olmak istemediğim ve yaşamak istemeyeceğim hayatların hikayeleri.
Gene de güzeldi.
Aşka Şeytan Karışır
Hande Altaylı
Günahı yalnız günahkârlar mı işler? Kötülüğü
Sol yanımızda?
Omuzumuzda?
İçimizde? ..
Şeytan bunun nere
Aşka şeytan karışır. Karışmamış
Maraz
Hande Altaylı
Yürek burkuntularının mahrem romanı…
Bazen hayatın
Maraz, hiç beklemediği bir anda kendi karanlığında kalan genç bir kadının, A
Kitap Tavsiye: Zamanın Bekçileri
Tatilde görümceme uğradık. Kitaplar arabada kalınca, bende onun 14 yaşındaki oğlu için aldığı kitaplardan birine başladım.
TUDEM yayınları, 12 yaş ve üstü için. Kitap o kadar sürükleyici idi ki. İki gecede bitirdim.
Fantastik bir kitap. "heroes" un genç versiyonu. Üçleme olan bu serinin diğer kitaplarını da alacağım. gençlik kitabı diye okumamazlık etmeyin.
Sanırım gerçek dünya beni açmıyor. Fantastik kitaplara bayılıyorum.
1. KİTAP
ZAMANIN BEKÇİLERİ ANILAN
Yazar : MARIANNE CURLEY
Geçmişi değiştirebileceğinizi bir düşünün.Ufacık değişiklikle bir felaketler zinciri başlatabilirsiniz. Üçleme Karanlık ve Anahtar ile devam edecek.
Ne düşündüğü senden başka kim biliyor?
Geçmişi değiştirebileceğinizi bir düşünün. Ufacık bir değişiklikle bir felaketler zinciri başlatabilirsiniz. Ethan, Anılanlardan biri. Geçmişe yolculuk etme yeteneğine sahip ve gittiği yerde, tarihin akışını bozma niyatindeki karanlık güçleri, özel yeteneklerini kullanarak engellemek zorunda.
Aynı zamanda sıradan bir öğrenci olan Ethan için çift kimlikle tek bir hayatı sürdürmeye çalışmak bazen güç olabiliyor. Hele normal hayatı gittikçe karmaşık bir hal alıyorken
2003 Uluslararası Okuma Birliği: Gençlik Kitabı Ödülü
2003 Red House Çocuk Kitapları: "Okunması Önerilen Kitap" Ödülü
2005 Batı Avustralyalı Genç Okurlar Kitap Ödülleri: "Okunması Önerilen Kitap" Ödülü
"Bu kitabın olağanüstü bir kurgusu var. Son sayfaya kadar merak içinde olacaksınız. Bilinmeyenin gizemini, cazibesini ve korkusunu hissedecek; sonunu getirinceye kadar elinizden bırakamayacaksınız."
Sunday Express
2. KİTAP
Karanlık / Zamanın Bekçileri
Düzen'in lideri Lathenia, sevgilisinin ölümünden sonra, intikamını almaya başladı bile. Tarih, yavaş yavaş değişiyor" Ve tabi gelecek de! Bu değişimi durdurmak için önce Arkarian kurtarılmalı. Gerekirse her şeyi tehlikeye atarak!
Arkarian yoksa, gelecek de yok!
Isabel! Acele et!" Arkarian'ın sesi çok telaşlıydı. Elimi yakalayıp sıkıca tuttu. Birkaç saniye içinde ışık tamamen kayboldu. "Ne olursa olsun, sakın elimi bırakma." Fakat peşinde oldukları Isabel değil, Arkarian'dı. Marduke'nin ölümünün üzerinden bir yıl geçmişti ve Düzen, İntikam almak için hazırlanıyordu. Tarihi değiştirme planları başarıyla sonuçlanıyordu ve geçmiş, geleceğin üzerine yansıdıkça, günlük yaşamda da belli belirsiz değişiklikler baş göstermeye başlamıştı. Onları ancak Anılar durdurabilirdi. Fakat Düzen'e karşı savaş açmadan önce Isabel ve iki arkadaşı, Arkarian'ı kurtarmak için bir dünyadan geçip sahip oldukları herşeyi tehlikeye atmak zorundaydılar.
Arkarian olmadan, gelecek için umut yoktu.
"Canlı, inandırıcı karakterler" Macera dolu ve heyecan verici olaylar" Hayal gücü ve gerilim dolu bir roman"
- Booklist
"Hayranları tadına doyamayacak"
- Kirkus Reviews
http://www.ilknokta.com/urun/85638/Karanlik--Zamanin-Bekcileri--Marianne-Curley.html
3.KİTAP
Anahtar / Zamanın Bekçileri
Hiçbir şey bitmedi. Hiçbir şey, savaşmadan bitmeyecek. Evrenin düzeni budur.” Kaos Düzeni, Anılanları yok etmek ve evrenin mutlak hakimi olabilmek için yıkıcı saldırılarına başlıyor. Anılanların başı belada. Antik silah sandığının kilidini açmak için yanlızca o kıymetli anahtarı değil, aralarındaki haini de bulmaları gerekiyor. Kehanet'te söylendiği gibi, şüphe onları güçsüzleştiriyor. Şimdi yeni umutlara ihtiyaçları var. “Bu son kitap, serinin en güçlü kitabı” - Voya
http://www.ilknokta.com/urun/88009/Anahtar--Marianne-Curley.html
AŞK Yorumları
AŞK'ı çok sevdim. Kitabı ikinci kez okumak az geldi, yorumları da zevkle okuyorum
İki yorum, her ikiside çok güzel, ellerine sağlık
http://ufuruktenprenses.blogspot.com/2009/04/ask-elif-safak.html
http://enaryo.blogspot.com/2009/04/asktan-ilk-dalgalar.html
Kendi yorumlarımı yazmak için zamana ihtiyacım var.
ŞEMS'İN KIRK KURALI.........
Kutular,
"Her badireden ve tecrubeden sonra, hic bir kitapta yazili olmayan, sadece can defterime naksedilmis kurallara bir yenisini daha ekledim. Bunlara bir ad verdim " Gonlu Genis Ve Ruhu Gezgin Sufi Mesreplilerin Kirk Kurali" Bu kurallar benim icin tabiat kanunlari kadar evrensel, onlar kadar temeldir. Bu kurallarin kirkini birden tamama erdirmek uzun senelerimi aldi. Nicelerini silip silip yeniden yazdim. Simdi artik eklenecek ne bir virgul kaldi ne nokta. Ne bir harf, ne yeni bir kelime. Artik kirk kural da bittigine gore, omru hayatimin son faslindayim." ( Tebriz' li Sems )
Sems' in Kirk Kurali (Gonlu Genis Ve Ruhu Gezgin, Sufi Mesreplilerin Kirk Kurali)
Birinci Kural:
Yaradani hangi kelimelerle tanimladigimiz, kendimizi nasil gordugumuze ayna tutar.
Sayet Tanri dendi mi oncelikle korkulacak, utanilacak bir varlik geliyorsa aklina, demek ki sende korku ve utanc icindesin cogunlukla.
Yok eger Tanri dendi mi evvela ask, merhamet ve sefkat anliyorsan, sende de bu vasiflardan bolca mevcut demektir.
Ikinci Kural:
Hak Yol' unda ilerlemek yurek isidir, akil isi degil.
Kilavuzun daima yuregin olsun, omzun ustundeki kafan degil.
Nefsini bilenlerden ol silenlerden degil!
Ucuncu Kural:
Kuran dort seviyede okunabilir. Ilk seviye zahiri manadir.
Sonraki batini mana.
Ucuncu batininin batinisidir.
Dorduncu seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalir tarif etmeye.
Dorduncu Kural:
Kainattaki her zerrede Allah' in sifatlarini bulabilirsin, cunku O camide, mescidde, kilisede, havrada degil, her yerdedir.
Allah' i gorup yasayan olmadigi gibi, O' nu gorup olen de yoktur. Kim O' nu bulursa sonsuza dek O' nda kalir.
Besinci Kural:
Aklin kimyasi ile askin kimyasi baskadir. Akil temkinlidir. Korka korka atar adimlarini.
"Aman sakin kendini" diye tembihler.
Halbuki ask oyle mi? Onun tek dedigi: " Birak kendini, ko gitsin! "
Akil kolay kolay yikilmaz. Ask ise kendini yipratir, harap duser.
Halbuki hazineler ve defineler yikintilar arasinda olur. Ne varsa harap bir kalpte var!
Altinci Kural:
Su dunyadaki catisma, onyargi ve husumetlerin cogu dilden kaynaklanir.
Se sen ol, kelimelere fazla takilma.
Ask diyarinda dil zaten hukmunu yitirir. Ask dilsiz olur.
Yedinci Kural:
Su hayatta tek basina inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankisini duyarak, Hakikat' i kesfedemezsin.
Kendini ancak bir baska insanin aynasinda tam olarak gorebilirsin.
Sekizinci Kural:
Basina ne gelirse gelsin karamsarliga kapilma.
Butun kapilar kapansa bile, O sana kimsenin bilmedigi gizli bir patika acar.
Sen su anda goremesen de, dar gecitler ardinda nice cennet bahceleri var.
Sukret! Istedigini elde edince sukretmek kolaydir.
Sufi, dilegi gerceklesmediginde de sukredebilendir.
Dokuzuncu Kural:
Sabretmek oylece durup beklemek degil, ileri goruslu olmak demektir.
Sabir nedir?
Dikene bakip gulu, geceye bakip gunduzu tahayyul edebilmektir.
Allah asIklari sabri gulbeseker gibi tatli tatli emer, hazmeder.
Ve bilirler ki, gokteki ayin hilalden dolunaya varmasi icin zaman gerekir.
Onuncu Kural:
Ne yone gidersen git, -dogu, bati, kuzey ya da guney- ciktigin her yolculugu icine dogru bir seyahat olarak dusun!
Kendi icine yolculuk eden kisi, sonunda arzi dolasir.
On Birinci Kural:
Ebe bilir ki sanci cekilmeden dogum olmaz, ana rahminden bebege yol acilmaz.
Senden yepyeni taptaze bir "sen" zuhur edebilmesi icin zorluklara, sancilara hazir olman gerekir.
On Ikinci Kural:
Ask bir seferdir.
Bu sefere cikan her yolcu, istese de istemese de tepeden tirnaga degisir.
Bu yollara dalip da degismeyen yoktur.
On Ucuncu Kural:
Su dunyada semadaki yildizlardan daha fazla sayida sahte haci hoca seyh sih var.
Hakiki mursit seni kendi icine bakmaya ve nefsini asip kendindeki guzellikleri bir bir kesfetmeye yonlendirir.
Tutup da ona hayran olmaya degil.
On Dorduncu Kural:
Hakk' in karsina cikardigi degisimlere direnmek yerine teslim ol.
Birak hayat sana ragmen degil, seninle beraber aksin.
"Duzenim bozulur, hayatimin alti ustune gelir" diye endise etme.
Nereden biliyorsun hayatin altinin ustunden daha iyi olmayacagini?
On Besinci Kural:
Allah icte ve dista her an hepimizi tamama erdirmekle mesguldur.
Tek tek herbirimiz tamamlanmis bir sanat eseriyiz.
Yasadigimiz her hadise, atlattigimiz her badire eksIklerimizi gidermemiz icin tasarlanmistir.
Rab noksanlarimizla ayri ayri ugrasir cunku beseriyet denen eser, kusursuzlugu hedefler.
On Altinci Kural:
Kusursuzdur ya Allah, O'nu sevmek kolaydir.
Zor olan hatasiyla sevabiyla fani insanlari sevmektir.
Unutma ki kisi bir seyi ancak sevdigi olcude bilebilir.
Demek ki hakikaten kucaklamadan otekini, Yaradan'dan oturu yaradilani sevmeden, ne layikiyla bilebilir, ne de layikiyla sevebilirsin.
On Yedinci Kural:
Esas kirlilik dista degil icte, kisvede degil kalpte olur.
Onun disindaki her leke ne kadar kotu gorunurse gorunsun, yikandi mi temizlenir, suyla arinir.
Yikamakla cikmayan tek pislik kalplerde yag baglamis haset ve art niyettir.
On Sekizinci Kural:
Tum kainat olanca katmanlari ve karmasasiyla insanin icinde gizlenmistirc
Seytan, disimizda bizi ayartmayi bekleyen korkunc bir mahluk degil, bizzat icimizde bir sestir.
Seytani kendinde ara ; disinda baskalarinda degil. Ve unutma ki nefsini bilen Rabbini bilir.
Baskalariyla degil, sadece kendiyle ugrasan insan, sonunda mukafat olarak Yaradan'i tanir.
On Dokuzuncu Kural:
Baskalarindan saygi, ilgi ya da sevgi bekliyorsan, once sirasiyla kendine borclusun bunlari.
Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mumkun degildir.
Sen kendini sevdigin halde dunya sana diken yolladi mi, sevin.
Yakinda gul yollayacak demektir.
Yirminci Kural:
Yolun ucunun nereye varacagini dusunmek beyhude bir cabadan ibarettir.
Sen sadece atacagin ilk adimi dusunmekle yukumlusun. Gerisi zaten kendiliginden gelir.
Yirmi Birinci Kural:
Hepimiz farkli sifatlarla sifatlandirildik.
Sayet Allah herkesin tipatip ayni olmasini isteseydi, hic suphesiz oyle yapardi.
Farkliliklara saygi gostermemek kendi dogrularini baskalarina dayatmaya kalkmak, Hakk' in mukaddes nizamina saygisizlik etmektir.
Yirmi ikinci Kural:
Hakiki Allah asigi bir meyhanaye girdi mi orasi ona namazgah olur.
Ama bekri ayni namazgaha girdi mi orasi ona meyhane olur.
Su hayatta ne yaparsak yapalim, niyetimizdir farki yaratan, suret ile yaftalar degil.
Yirmi Ucuncu Kural:
Yasadigimiz hayat elimize tutusturulmus rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret.
Kimisi oyuncagi o kadar ciddiye alir ki, aglar perisan olur onun icin.
Kimisi eline alir almaz soyle bir kurcalar oyuncagi, kirar ve atar.
Ya asiri kiymet verir, ya kiymet bilmeyiz.
Asiriliktan uzak dur. Sufi ne ifrattadir ne de tefrittte. Sufi daima orta yerde...
Yirmi Dorduncu Kural:
Mademki insan esref-i mahlukattir, yani varliklarin en sereflisi,
atttigi her adimda Allah'in yeryuzundeki halifesi oldugunu hatirlayarak, buna yakisir soylulukta hareket etmelidir.
Insan yoksul dusse, iftiraya ugrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile gene basi dik, gozu pek, gonlu emin bir halife gibi davranmaktan vazgecmemelidir.
Yirmi Besinci Kural:
Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama.
Ikisi de su an burada mevcut.
Ne zaman birini cikarsiz, hesapsiz ve pazarliksiz sevmeyi basarsak, cennetteyiz aslinda.
Ne vakit birileriyle kavgaya tutussak, nefrete, hasede ve kine bulassak, tepetaklak cehenneme dusuveririz.
Yirmi Altinci Kural:
Kainat yekvucut, tek varliktir. Her sey ve herkes gozunmez iplerle birbirine baglidir.
Sakin kimsenin ahini alma, bir baskasinin hele hele senden zayif olanin canini yakma.
Unutma ki dunyanin oteki ucunda tek bir insanin kederi, tum insanligi mutsuz edebilir.
Ve bir kisinin saadeti, herkesin yuzunu guldurebilir.
Yirmi Yedinci Kural:
Su dunya bir dag gibidir. Ona nasil seslenirsen o da sana sesleri oyle aksettirir.
Agzindan hayirli bir laf cikarsa, hayirli laf yankilanir.
Ser cikarsa, sana gerisin geri ser yankilanir.
Oyleyse kim ki senin hakkinda kotu konusur, sen o insan hakkinda kirk gun kirk gece sadece guzel sozler et.
Kirk gunun sonunda goreceksin her sey degismis olacak.
Senin gonlun degisirse dunya degisir.
Yirmi Sekizinci Kural:
Gecmis, zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret.
Gelecek ise basli basina bir hayal perdesi.
Ne gelecegimizi bilebilir, ne gecmisimizi degistirebiliriz.
Sufi daima su anin hakikatini yasar.
Yirmi Dokuzuncu Kural:
Kader hayatmizin onceden cizilmis olmasi demek degildir.
Bu sebepten "ne yapalim kaderimiz boyle" deyip boyun bukmekcehalet gostergesidir.
Kader yolun tamamini degil, sadece yol ayrimlarini verir.
Guzergah bellidir ama tum donemec ve sapaklar yolcuya aittir.
Oyleyse ne hayatina hakimsin, ne de hayat karsisinda caresizsin.
Otuzuncu Kural:
Hakiki sufi oyle biridir kibaskalari tarafindan kinansa, ayiplansa, dedikodusu yapilsa hatta iftiraya ugrasa bile, o agzini acip da kimse hakkinda tek kotu laf etmez.
Sufi kusur gormez. Kusur orter.
Otuz Birinci Kural:
Hakk'a yakinlasabilmek icin kadife gibi bir kalbe sahip olmali.
Her insan su veya bu sekilde yumusamayi ogrenir.
Kimi bir kaza gecirir, kimi olumcul bir hastalik, kimi ayrilik acisi ceker, kimi maddi kayip...
Hepimiz kalpteki katiliklari cozmeye firsat veren badireler atlatiriz.
Ama kimimiz bundaki hikmeti anlar ve yumusar, kimimiz ise ne yazik ki daha da sertleserek cikar.
Otuz ikinci Kural:
Aranizdaki butun perdeleri tek tek kaldir ki, Tanri'ya saf bir askla baglanabilesin.
Kurallarin olsun ama kurallarini baskalarini dislamak yahut yargilamak icin kullanma.
Bilhassa putlardan uzak dur dost.
Ve sakin kendi dogrularini putlastirma!
Inancin buyuk olsun ama inancinla buyuklul taslama!
Otuz Ucuncu Kural:
Bu dunyada herkes bir sey olmaya calisirken, sen HIC ol. Menzilin yokluk olsun.
Insanin comlekten farki olmamali.
Nasil ki comlegi tutan disindaki bicim degil, icindeki bosluk ise, insani ayakta tutanda benlik zanni degil hiclik bilincidir.
Otuz Dorduncu Kural:
Hakk'a teslimiyet ne zayiflik ne edilgenlik demektir. Tam tersine, boylesi bir teslimiyet son derece guclu olmayi gerektirir.
Teslim olan insan calkantili ve girdapli sularda debelenmeyi birakir, emin bir beldede yasar.
Otuz Besinci Kural:
Su hayatta ancak tezatlarla ilerleyebiliriz.
Mumin icindeki munkirle tanismali, Tanriya iananmayan kisi ise icindeki inananla.
Insan-i kamil mertebesine varana kadar gidim sidim ilerler kisi.
Ve ancak tezatlari kucaklayabildigi olcude olgunlasir.
Otuz Altincu Kural:
Hileden, desiseden endise etme.
Eger birileri sana tuzak kuruyor zarar vermek istiyorsa, Tanri da onlara tuzak kuruyordur.
Cukur kazanlar o cukura kendileri duser. Bu sisitem karsiliklar esasina gore isler.
Ne bir katre hayir karsiliksiz kalir, ne bir katre ser.
O'nun bilgisi disinda yaprak bile kipirdamaz, Sen sadece buna inan!
Otuz Yedinci Kural:
Tanri kili kirk yararak titizlilke calisan bir saat ustasidir.
O kadar dakiktir ki, sayesinde her sey zamaninda olur.
Ne bir saniye erken, ne bir saniye gec.
Her insan icin biz asIk olma zamani vardir, bir de olmek zamani.
Otuz Sekizinci Kural:
"Yasadigim hayati degistirmeye, kendimi donusturmeye hazirmiyim?" diye sormak icin hic bir zaman gec degil.
Kac yasinda olursak olalim, basimizdan ne gecmis olursa olsun, tamamen yenilenmek mumkun.
Tek bir gun bile oncekinin tipatip tekrariysa, yazik.
Her an her nefeste yenilenmeli.
Yepyeni bir yasama dogmak icin olmeden once olmeli.
Otuz Dokuzuncu Kural:
Noktalar sureksi degisse de butun aynidir. Bu dunyadan giden her hirsiz icin bir hirsiz daha dogar.
Olen her durust insanin yerini bir durust insan alir.
Hem butun hic bir zaman bozulmaz, her sey yerli yerinde kalir merkezinde...
Hem de bir gunden bir gune hic bir sey ayni olmaz.
Olen her sufi icin bir sufi daha dogar.
Kirkinci Kural:
Asksiz gecen bir omur beyhude yasanmistir.
Acaba ilahi ask pesinde mi kosmaliyim mecazi mi, yoksa dunyevi, semavi ya da cismani mi diye sorma!
Ayrimlar ayrimlari dogurur.
ASK'in ise hic bir sifata ve tamlamaya ihtiyaci yoktur.
Basli basina bir dunyadir ask.
Ya tam ortasindasindir merkezinde, ya da disindasindir hasretinde.
"Elif Safak' in son kitabi Ask' tan alintidir."

Kategori: 
Ekim 12, 2009