Okuldaydık, Beyazıt'ta, Üniversite'de, SBF'de

14 Kasım da Okulum İstanbul Siyasal'ın ilk mezunlar toplantısındaydık. Yeniden Beyazıt'ta, İstanbul Üniversitesinde olmak çok güzeldi. Üniversiteye simge olan o kapıdan girmek benim için çok önemli olmuştu.

Ne mutlu bana ki, istediğim bahçede okudum.

Yorum (1) Yorum yaz! | Etiketler : SBF,İstanbul Üniversitesi,siyasal

WEB: Ruki.org

 

Aslında ruki.org sitesini yazmış olmalıyım. Kendine münhasır ve 10 yıldır yayında olan bir site. Amerika'da yaşayan bir Türk yazıyor. Yemek, pasta, yeşil kart, aids, tecavüz,kadın hakları ve birçok konuda aklına geleni yazıyor.

Bildiği kadarı ile öğretmek istiyor. Elinden geleni yapanın eli öpülür, hele de işin içinde öğretmek varsa.

Bence bakılmayı hak ediyor. Biraz karışık ama o kadar özgün ki, sevmemek mümkün değil.

Yazarı kadın oluğunu yazmış, Newyork ta yaşıyormuş. Bence erkek. Bakalım siz ne düşüneceksiniz, rukiyi okuyunca

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : ruki.org,pasta tarifleri

Film Yorumu: 9. Bölge

 

Yeni vizyona giren 9.Bölge filmine gitmek istiyorduk. hatta denedik, kızımı almıştık, ama 13 yaş sınırı varmış gidemeyip, Kanal-i-zasyona girdik. Bu film korkunçtu. Kimseye öneremeyeceğim.

 

Eşim baktı ki biz ailece gidemeyeceğiz, 9.Bölge 'ye bensiz gitti. İlk yorumu senin gitmen mümkün değil kan revan içinde, çok gerçekçi sahneler var dedi. Tüm ilgim kaçtı. Ama filmi anlattı, kansız tarafından. Filmi çok beğenmiş ve aşağıdaki de onun yorumu. Tavsiye etti.

 


 

From: ...Sent: Tuesday, November 17, 2009
To: ....

Subject: Sinemalar.com'a yazdığım yorum..
 
Film hakkında yapılmış bulunan detaylı yorumları izledim. Yorum yapan arkadaşlar güzel tespitlerde bulunmuşlar. Katılıyorum. Sanatın kısa tanımlarından birinin de "insanın kendini anlama ve anlatma çabası" olduğu gözönününe alındığında, film 'politik-bilimkurgu' yolu ile sanat eseri olarak görülebilir. Diğer yandan, film, (uzaylı değil) dünya-dışı zeki yaşam formu ile insanoğlu arasında bir iletişim olduğunda neler olabileceği, insan ve diğer tür açısından olaylrın nasıl gelişebileceği, iletişimin insanoğlunu bireysel, toplumsal olarak nasıl etkileyeceği ve en önemlisi her iki tür açısından nasıl sonuçlanacağı hususunda bir fikir öne sürüyor. Bunu spekülasyona kaçmadan senaryo bazında gerçekçi tarzda yapması ve çekim tekniği ile desteklemesi bence övgüyü hakediyor. Film, İnsanın iletişim kurduğu(ya da kuracağı) dünya-dışı zeki yaşam formunun niyetinden (İşgalci-savaşçı veya barışçıl olması) bağımsız olarak, türlerarası ilişkinin insanoğlunun başta çıkarcılığı olmak üzere negatif diğer davranışları nedeni ile olumsuz

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : 9. Bölge,9.Disrict

İçinizdeki Kahramanı Nasıl Özgür Bırakırsınız?



 
Yazar: Dr. Annette Colby
Filmlerin en güzel yanlarından biri, kahramanın her zaman yaşamdaki güçlükleri yenmeyi başarabilmesidir. Geride kalan biz ölümler karanlık bir köşeye kıvrılıp kalırken, kahraman, kendini tamamen onu bekleyen yolculuğa verir ve dünyanın dengesini yeniden kurmanın bir yolunu bulur.

Kahramanın nasıl hareket ettiğine yakından bakarsak, başlangıçta kahramanın kişisel korku ya da güvensizliklerden dolayı sorunu üstlenmekte isteksiz olduğunu fark ederiz. Kahraman, kısa bir süre için şüphe eder, hatta anlık bir erime yaşar. Kahraman, paniğe kapılabilir ya da bir çaresizlik ya da geçici umutsuzluk anında kendini kaybedebilir.

Ama bu, yalnızca kısa vadede olur. Toplamda, kahraman, filmin geri kalanında, kötü şeylerden kurtuluncaya kadar bir sorgulama yapmaz. Kahraman, pes etmez ve yaşamdan kaçmak için en yakın fast food restoranına koşup duble çizburger ve patates kızartmasına sığınmaz. Ve kahraman, sürekli pes etmez ve bir şişe viskide boğulmaz.

Bizim kahramanımız, sonunda derin nefes alır, durumu kabullenir ve sorunun üstüne gider. Kahraman, bir tür değişim gerektiren bir durumla karşılaştığında dönüşüm meydana gelir. Bizim kahramanımız, belli bir zihniyetten kurtulup zorlukların üstesinden gelmek için harekete geçebilir.

Filmleri sevmemizin nedeni budur. İlk başta çok büyük zorluklardan çekinen karakterin kırılganlığıyla kendimizi özdeşleştiririz. Sonra, karakterin davaya sadakati ve taahhüdü keşfetmek üzere derin bir anlama çabasına girdiğini seyrederken kalbimizi bir heyecan dalgası kaplar. Kahramanın zorluklara doğruluk, kararlılık ve ısrarla göğüs gerdiğini gördükçe, olumlu bir duygusal enerji

hissederiz. Film kahramanları, bize aynı anda kırılgan ama cesur olmanın mümkün olduğunu gösterirler. Yolculuk boyunca bir yandan inancımızı ve taahhüdümüzü korumak bir yandan da sorunlarla yüz yüze gelmek mümkündür.

Yaşam Bir Aksiyon Filmidir
Şansımıza, çoğumuz, filmlerde gösterilen aşırı durumlarla hiç karşılaşmayacağız. Yaşam, genellikle çok daha sıradan ve rutindir. Ne var ki hepimiz, mevcut becerilerimizin ötesine geçmemizi gerektiren zorluklar, talihsizlikler ve güçlükler yaşarız. Bu değişiklikler, rahat ettiğimiz alanın dışına çıkıp kendimizi ifade etmenin yeni yollarını bulmamızı gerektirir.

Kendi yaşamınızın kendine güvenen ve yalnızca işler sorunsuz gittiğinde değil, özellikle gidişat zorlaştığında sizi merhametli ve kararlı bir biçimde yönlendiren kahramanı mısınız?

Sizin için en önemli zorluk ve hedeflerle yüzleştiğinizde, kendi kendinizi yönlendirebilme yetinize yakından bakın. Sorunları nasıl çözüyorsunuz? Baskıya nasıl tepki veriyorsunuz? Zorlukla karşılaştığınızda kendinizle nasıl etkileşime geçiyorsunuz? Büyük başarı hedefinize ulaşmak amacıyla odağınızı korumanız için sizi ne motive ediyor?

 

Kendi yaşamınızın kendinden emin kahraman lideri olmak için, şu etkili kontrol listesini takip edin:

 

1) Korkunuzu ya da zorluğu tanımlayın ve kabul edin. Yol boyunca hangi canavarlarla karşılaştığınız fark etmeksizin, kendinizi başarılı bir sonuç almaya adayın.

2) Sahip olmayı istediğiniz zihniyeti ya da nitelikleri tanımlayın: cesaret, ısrar, iyimserlik, inanç, kendinize inanç, beceriklilik, ilham, vb.

3) Zorluğu, sahip olmayı istediğiniz niteliklerin daha fazlasını geliştirmek için pek çok fırsat sunan bir durum olarak görün.

4) Kendinizi hedefiniz, davanız ya da istediğiniz toplam sonuçla ilgili kararlar almakla görevlendirin.

5) Korkunuz ya da zorlukla yüzleşmek için atabileceğiniz bir sonraki tek adımı tanımlamak için hayal gücünüzü kullanın.

6) Sizi olumlu bir sonuca götürmesi için harekete geçin, ama bunu, cesaretinizi, öz sevginizi ya da inancınızı artıracak biçimde yapın.

 

Siz mutluyken, acı çekiyorken ya da korkuyorken hep sizinle birlikte olan bir kahraman var. Bu kahraman, sizin umudunuz, hayal gücünüz ve kararlılığınızdır ve sizin içinizdedir. Yukarıdaki ipuçlarını izleyin ve içinizdeki kahramanı serbest bırakın!

 

http://www.marjinal.com.tr/ebulten/devamizle.asp?nid=247&hid=1612&uid=0

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Annette Colby,Kahraman

Anlayana - Fazıl Say'dan veda

 

Anlayana,
Atatürk Türkiyesini özleyenlere.. ...
  

Fazıl Say dostları okusun lütfen.
Bu acı yakarışı ve gidişi mutlaka okuyun.
Yazık....Sanatı ve sanatçısı olmayan bir ülke olduk artık.. Bu ülke bitmiştir.
Modern ve çağdaş Atatürk Türkiyesinin sonudur bu yazı...

Siz Kazandınız      (Fazıl SAY)
...
Siz kazandınız
lütfen siz kazanın
lütfen benimle uğraşmayın
ve ebediyen siz kazanın
...
Tamam ben giderim
uzak bir yere (gözden uzak)
(uzaya gidemem kızımdan da ayrılamam ama siz beni görmezsiniz merak etmeyin)
tamam
giderim..

...
Ben son 6 yıl içinde

2 büyük oratoryo
2 büyük senfonik eser
1 keman konçertosu
2 piyano konçertosu
5 solo piyano eseri
1 bale müziği
2 Bach uyarlaması
4 film müziği
1 tiyatro müziği

bestelemiş olsam da

HİÇ MÜHİM DEĞİL SİZİN İÇİN

Bu son 6 yılda
dünya üzeri 42 memlekette
326 şehirde konserler verdim
yaklaşık 700 konser

 


Bu 6 yılda toplumumuza
10 CD
2 DVD
12 NOTA sundum

HİÇ MÜHİM DEĞİL SİZİN İÇİN

anlıyorum
yaptıklarım mühim değil

hiç bir zaman "her görüşüme katılmalısınız" demedim
tartışmaya hep açıktım
hiç bir zaman hemfikir olmadığım insanlara saygısızlık yapmayı düşünmedim
ama siz yaptınız
adil değildiniz
bir fikir de ayrı düşünüyorduk siz kökünü kazımaya kalktınız her seferinde

ama hiç bir zaman kendi içsesimden vazgeçmedim

doğru bulduğum doğrumdu yanlış bulduğum yanlıştı
yanlışı ben yaptıysam da hatamı anladığım gün düzelttim

anladık değersiziz
sizin değer anlayışınızı anlamadım ama ben değersizim o anlayışa göre onu anladım
...
İmkanı yoktur bazı kusurlarımı affetmenizin
affedicilik de değil
"kabul" etmenizin
"lütfetmenizin"
imkanı yoktur...

Zamanında hatalarım olmuş onları düzelttiysem
bu da doğru değildirimkanı yoktur..

-Falanca arabeskçiyi kültür olarak görmüyorumdur
asla affetmezsiniz

-Aziz Nesin haklıdır derim bütün hayatıma sataşırsınız

-"Din sömürüsü aldı başını gitti" deriz
Ölüm fermanı vermediğiniz kalır

-Konuşmayız
"Konuşmaz o korkak" dersiniz

-Konuşuruz
"Konuşmak senin ne haddine işine bak sen" dersiniz

-Beethoven ,deriz
"Git Beethoven'ın ülkesinde yaşa" ,dersiniz

git popülist korkak ne haddine git

Hiç bir yolu yoktur...

Sizler facebook da 130 grup kurdunuz (Fazıl Say gitsin vs)
ekşi-sözlükte yazılar yazdınız
Google'ı doldurdunuz
Yahoo'da gruplaştınız

gazete haberlerinin altına yorumlar yazdınız
Almanya'da yılın müzisyeni seçildiğimin haberinin altına bile döşendiniz
hakaretlerinizle. ..

Her yerde sizler varsınız.
Ve
sizler ne yaptınız hayatta
bilmiyorum
sormuyorum
düşünmüyorum
nefret etmiyorum
saygısızlık yapmıyorum
ama siz bana yaptınız...

Siz yarattınız bana en ağır haksızlıkları yapan bir kültür bakanını
siz yarattınız
siz cesaretlendirdiniz marjinal köşe yazarlarını
siz pislik attınız
çamur attınız
hepsini siz yaptınız

içinizde mesleki kıskananlar da oldu
aranızda piyano çalanlar da oldu
çalmayanlar da

faşoları
dincileri
marjinalleri. ..
2.cumhuriyetç ileri..
Avanak liberalleri. ..

Ben hiç birinize tek bir kelime kötü bir şey söylememişken...

Hepsini siz yaptınız...

Artık kazanın
kazanın ve bitsin...
Siz kazandınız..

Kazandınız ve bitsin..

 

Yeter ...


Benim gerçek dostlarım bu yazıyı niye yazdığımı, kimlere yazdığımı anlamıştır.

Fazıl Say

Yorum (1) Yorum yaz! | Etiketler : Fazıl Say,Atatürk

WEB: Kırmızı Minder


Meike ile bu akşam kuş yaptık. Kumaştan. Öğretmenler günü için 8 kuş daha yapmaya karar verdik. İlham kaynağımız KIRMIZI MİNDER

 

http://www.kirmiziminder.com/

 

 

Site  www.portakalagaci.com 'dan Hatice Hanımın editörlüğünde. Çok güzel bir paylaşım. Tam bana göre.

 

Kuşlarımızın resimleri:

http://www.spoolsewing.com/blog/2008/05/16/bird-mobile/

 

Kuşların Şablonları da var:

 

http://www.spoolsewing.com/blog/wp-content/uploads/2008/06/birdpattern1-1.pdf

 

Meike ile kuşlarımız bitsin hediye etmeden resimlerini kutulara ekleriz

 

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : kırmızıminder,kuş,elişi

YARINI GÖREMİYORUM

İçi sıkılıyordu. Anlayamadığı bir duygu içini burkuyordu.
En iyisi ona gitmekti. O yardımcı olabilirdi.
Telefon açtı kahine.
"İmkansız, tam çıkmak üzereydim."
"Lütfen" dedi, kadın, kendisini kıramayacağını düşünerek....
Çok zengindi kadın, ülkenin en zenginlerinden. Doğaüstü güçlere inanırdı ve kahinin müdavimlerindendi... Tabii ki kahin böyle iyi bir müşterisini kıramamıştı.
Karşılıklı oturuyorlardı. Önlerindeki suya baktı kahin, Kaşları çatıldı, gözbebekleri büyüdü, alt dudağı düştü, kafasını kaldırıp ona baktı "çok üzgünüm" dedi, durakladı, belli ki söylemek istemiyordu.
"Ne?" dedi kadın ısrarla ve kahin söyledi:
"Su'da yarını göremiyorum..."
Yıkılmıştı kadın. Medyum bugüne kadar hiç yanılmamıştı. Yarın olmadığına göre bu gece ölecekti. Ne yapmalıydı? Evine gitti, vasiyetini yazdı, biraz televizyon izledi. Uykusu gelmişti. Son gecesiydi ve ne yapacağını bilmiyordu. En iyisi uyumaktı. Böylece ölürken hiçbir şey hissetmezdi.
Yatağına uzandı, gözlerini kapattı ve... Derin bir uykuya daldı.
Uyandığında güneş yeni doğmuştu,  kuş sesleri geliyordu. "Cennette miyim?" diye düşündü.
Her şey gece bıraktığı gibiydi.
Kalktı, sabahlığını giydi, salona indi, her şey normal gözüküyordu kahin bu kez yanılmış mıydı acaba?
Masanın üstündeki gazeteye gözü ilişti.. Manşette şöyle yazıyordu:
"Ünlü Kâhin Öldü"
Hayatlarını kendi kararları ile yaşamak yerine
başkalarının kararları ile yaşamayı seçenlere...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : kahin,hayat

Bu ayın şarkıları: Behrouz Panahi - To Miaii

 Facebook'tan bir arkadaşım eklemiş. Keman parçaları. Müziği duyduğumda bayıldım. telefonumun melodisi yaptım hemen . Sonra albümü buldum.

[02:14] behrouz panahi to miaii (aşkın kokusu)

http://fizy.com/s/1a4d7b

Parçaların bir kısmı taverna müziği gibi beni açmadı. Ama tamamını dinleyince albümün 14. şarkısına da bayıldım.
Parçadaki hüzün yüreğime uydu. Dinlemeniz  için Link bulamadım.

Behrouz Panahi – Arameshe Ghabl Az Toufan

İnternette göz attım. İranlı keman ustaları bu ara çok dinleniyor. Birkaçını daha dinleyip yazarım

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Behrouz Panahi - To Miaii-Keman

Canan Tan-yüreğim seni çok sevdi

Kitabı bu yıl, ilkbaharda okumuştum. Çok  beğendim. Akıcı, basit ve kafa dinlendirici. En önemlisi Nazım Şiirleri, Hepsi sevdiklerim.
Eşimle üniversitede yazları, sonrasında da  beş yılı ayrı şehirlerde geçirdik. Özellikle benim yazdığım mektuplar  şiirlerle dolu olurdu. Hatta bir keresinde eşim,  şiir daha az yazsan, demişti. Ama o şiirler yüreğimi sarıp sarmalayan şiirlerdi. Beni anlatan. Şimdi istesekte o kadar hülyalı olamıyoruz.


Alıntı:

Biliyorum, imkansız aşk bu! Ama hükmedemiyorum kendime..." demişti Murat. "Çünkü, yüreğim seni çok sevdi!.."

Ardından da dizelere dökmüştü sevdasını.

"Yüreğim seni çok sevdi
O yürek talan
O yürek yangın yeri
O yürek sen istiyor
Bir tek seni..."

Aslı ile Murat’ın İstanbul-Bursa-Amerika üçgeninde yaşadıkları destansı aşkın öyküsü... Herkesin kendinden bir şey bulabileceği kadar gerçek...

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : Canan Tan-yüreğim seni çok sevdi

MUTLULUĞUN RESMİNİ YAPABİLİR MİSİN ABİDİN?

Bu şiiri üniversitede Ülkü ile okurduk. Hatta tüm defterlerimin başında şiirler vardı ve bu şiirleri okula gelip giderken otobüslerde o kadar çok okurdum ki, ezberlerdim. Nazım, Atilla İlhan şiirleri.
Çok güzel arkadaşlarım vardı.  Çok şanslıymışız.


MUTLULUĞUN RESMİNİ YAPABİLİR MİSİN ABİDİN?


Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?
işin kolayına kaçmadan ama
gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil
ne de ak örtüde elmaların
ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkini
Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?
1961 yazı ortalarındaki Küba’nın resmini yapabilir misin? Çok şükür çok şükür bugünü de gördüm
ölsem gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstad?
NAZIM HİKMET


BUNA NE TUAL YETERDİ NE BOYA...

kokusu buram buram tüten
limanda simit satan çocuklar
martıların telaşı bambaşka
işçiler gözler yolunu.
inebilseydin o vapurdan
ayağında Varna’nın tozu
yüreğinde ince bir sızı.
mavi gözlerinde yanıp tutuşan
hasretle kucaklayabilseydim
seninle, bir daha.
davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
bağrımıza bassaydık seni Nazım,
yapardım mutluluğun resmini
başında delikanlı şapkan,
kolların sıvalı, kavgaya hazır
bahriyeli adımlarla düşüp yola
gidebilseydik meserret kahvesine,
ilk karşılaştığımız yere
ve bir acı kahvemi içseydin.
anlatsaydık
o günlerden, geçmişten, gelecekten,
ne günler biterdi,
ne geceler...
dinerdi tüm acılar seninle
bir düş olurdu ayrılığımız,
anılarda kalan.
ve dolaşsaydık Türkiye’yi
bir baştan bir başa.
yattığımız yerler müze olmuş,
sürgün şehirler cennet.
işte o zaman Nazım,
yapardım mutluluğun resmini
buna da ne tual yeterdi;
ne boya...
ABİDİN DİNO
GönüL Çevrimdışı  

Yorum (yok) Yorum yaz! | Etiketler : MUTLULUĞUN RESMİNİ YAPABİLİR MİSİN ABİDİN?