kutular


Bitmeyen Senfoni

Tarih: 22:33 on Aralık 1, 2009 Kategori: Is_Hayat Hikayelerim



 
Buyuk sirketlerden birisinin genel muduru, gercek bir klasik muzik asigiymis.
Gunlerden bir gun, sehre unlu bir orkestra gelmis. Verecegi konserin en onemli parcasi da Schubert'in unlu 'Bitmeyen Senfoni' siymis'. Genel mudur bu eseri dinlemek icin cok hevesli olmasina ragmen, isi nedeni ile, konsere gidemeyeceginden, gelen davetiyeyi sirketin insan kaynaklari mudurune vermis ve;

"Lutfen bu konsere git ve bana izlenimlerini aktar" demis.

 

Genel mudurden aldigi talimatla, konsere giden insan kaynaklari mudurunden, ertesi gun bir degerlendirme raporu gelmis.

 

"Sayin Genel Mudurum" diye basliyormus.

 

"1- Dort obuaci konserin onemli bir suresinde bos oturdular. Bunlarin sayisi azaltilirsa konsere daha cok katkida bulunurlar.

2- Orkestrada on iki kemanci var. Bunlarin hepsi ayni anda hareket ediyorlar ve ayni notalari seslendiriyorlar. Bence ciddi bir yanlislik.  Kesinlikle personel tasarrufu yapilmalidir.

3-Onaltilik notalara agirlik verilmis. Dogrusu buyuk ziyan. Seyirciler sekizlik ve onaltilik notalar arasindaki farki anlamaz. Bu nedenle; onaltilik notalarla eser calarak yuksek ucret alan elemanlar yerine, sekizlik notalari caldirip, dusuk ucretle calisan stajyerler kullanilmalidir.

4-Yayli sazlarla islenen pasajlar, nefesli sazlarla aynen tekrarlaniyor. Bu durum gereksiz tekrardan baska bir sey degildir. Dolayisiyla; tekrarlar onlendiginde, iki saatlik konser yari yariya inecektir.

 

Ozet olarak sayin genel mudurum; eger Schubert bu onlemleri alsaydi "Bitmemis Senfoni" kesinlikle biterdi.

Arz ederim efendim".

 

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Bitmeyen,Senfoni

Yeni yıl telaşlarım

Tarih: 23:25 on Kasım 29, 2009 Kategori: BIZE_DAIR

 

Yılın son ayları bir telaş sarar içimi. Eksik yaptığım şeyler, hesaplaşmalar, kendime sıfırcı hocayım. İyi yaptıklarım Allah'tan derim. Eksik yaptıklarımın faturasını kendime keserim.

Tüm kurslarıma kasım-aralıkta başlamışımdır. Tüm tiyatro gidişlerim kasım aralık 'tır.

 

Bu yıl aynı hafta içinde 2 oyuna gittik. Yazamadım.

İstanbul Efendisi  (MO-Müzikli Oyun)- MUHTEÅžEMMMMMMMMMMMMMMM GİTMEMEK AYIP

Bir oyun bu kadar güzel olur mu, muhteşem olur mu? Öyleydi. Müzikli bir oyun, OLAĞANÜSTÜ. HERKESİN ELİNE-DİLİNE SAĞLIK: Detayları ayrı bir yazı ile yazmalıyım

 

6 Haftada 6 Dans Dersi - GÜZELDİ.

 

Beğendiğim diğer oyunları yazmalıyım:

 

YaÅŸar Ne yaÅŸar Ne YaÅŸamaz (MO)  - MUHTEÅžEMMMMMMMMMMMMMMM GİTMEMEK AYIP

 

Keşamlı Ali Destanı (MO)MUHTEŞEMMMMMMMMMMMMMMM GİTMEMEK AYIP

 

Kızım "anne alkışlamaktan ellerim ağrıyor", dedi.

 

 

 

 

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : TİYATRO,YENİYIL

Yeni Yıl Telaşı

Tarih: 21:57 on Kasım 24, 2009 Kategori: BIZE_DAIR

Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Yeni yıl,telaş,tiyatro

WEB: İstanbul Üniversitesi Bilim Kültür ve Sanat Dergisi

Tarih: 21:48 on Kasım 24, 2009 Kategori: WEB-Ben Baktim Sizde Bakin
Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : İstanbul Üniversitesi Bilim Kültür,Sanat Dergisi

AB Fotoğraf Yarışması -SOUTHEAST EUROPE: PEOPLE AND CULTURE

Tarih: 21:47 on Kasım 24, 2009 Kategori: WEB-Ben Baktim Sizde Bakin

HERKES KATILSIN DERİM
 
  
 
 
 
AB, aralarında Türkiye'nin de bulunduÄŸu GüneydoÄŸu Avrupa ülkelerini daha iyi tanıtmak için yeni bir fotoÄŸraf yarışması düzenliyor.  "SOUTHEAST EUROPE: PEOPLE AND CULTURE" adındaki ve sürpriz ödüllü yarışma hakkında ayrıntılı bilgiler aÅŸağıda linkini verdiÄŸim sayfada.
Yarışmaya Hırvatistan, Makedonya, Türkiye, Arnavutluk, Bosna Hersek, Karadağ, Sırbistan ve Kosova'dan da adaylar başvurabiliyorlar.

 

EU is organising a new competition on photography: "SOUTHEAST EUROPE: PEOPLE AND CULTURE"
The competition is open to all citizens or permanent residents from the EU Member States or the Southeast European Candidate Countries (Croatia, the former Yugoslav Republic of Macedonia and Turkey) and Potential Candidates (Albania, Bosnia and Herzegovina, Montenegro, Serbia, and Kosovo*).

http://www.southeast-europe.eu/photo-competition/competition-rules.html

Saygılarımla.
With regards

Mustafa YAVUZ
Biyoloji Lideri - Leader of Biology

Isparta Bilim ve Sanat Merkezi
Isparta Science and Art Center
Vatan M. 4405 S. No: 8 ISPARTA 32040 TURKIYE
 

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : SOUTHEAST EUROPE,PEOPLE AND CULTURE

ÇAM SÜSLEME GELENEĞİ - Muazzez İlmiye Çağ

Tarih: 21:42 on Kasım 24, 2009 Kategori: DAGARCIK


YILSONU YAKLAÅžIYOR, TEKRAR HATIRLAMAKTA YARAR VAR...
(Kalıplanmış kafalara bunu anlatmak kolay değil)

ÇAM SÜSLEME GELENEĞİ
                                                                Muazzez İlmiye ÇaÄŸ

Hıristiyanlar' ın İsa'nın doğuşu olarak kutladığı Noel bayramı, çok eski
Türklerin yeniden doğuş bayramıdır.

Türklerin, tek Tanrılı dinlere girmesinden önceki inançlarına göre,
yeryüzünün tam ortasında bir akçam ağacı bulunuyor.

Buna hayat ağacı diyorlar. Bu ağacı, motif olarak bizim bütün halı, kilim ve
işlemelerimizde görebiliriz.

Türkler’ de güneÅŸ çok önemli.  İnançlarına göre gecelerin kısalıp gündüzlerin
uzamaya başladığı 22 Aralık'ta gece gündüzle savaşıyor.

Uzun bir savaştan sonra gün geceyi yenerek zafer kazanıyor.

İşte bu gün eşin zaferini, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle akçam
ağacı altında kutluyorlar.

Güneşin yeniden doğuşu, bir yeni doğum olarak algılanıyor.

Bayramın adı NARDUGAN

(nar=güneş, tugan, dugan=doğan) Doğan güneş.

Güneşi geri verdi diye Tanrı Ülgen'e dualar ediyorlar.

Duaları Tanrıya gitsin diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına
bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar Tanrıdan.

Bu bayram için, evler temizleniyor. Güzel giysiler giyiliyor. Ağacın
etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynuyorlar.

Yaşlılar, büyük babalar, nineler ziyaret ediliyor, aileler bir araya gelerek
birlikte yiyip içiyorlar.

Yedikleri; yaş ve kuru meyveler, özel yemek ve şekerleme. Bayram, aile ve
dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömür çoğalır, uğur gelirmiş.

Akçam ağacı yalnız Orta Asya'da yetişiyormuş.

Filistin'de bu ağacı bilmezlermiş.

Bu nedenle bu olayın Türklerden Hıristiyanlara geçtiği ve bunu da Hunlar'ın
Avrupa'ya gelişlerinden sonra onlardan görerek aldıkları söyleniyor.

İsa'nın doğumu ile hiç ilgisi yok..

"Doğum, güneşin yeniden doğuşu"

Sümerolog
Muazzez İlmiye ÇIĞ

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Muazzez İlmiye Çağ,Çam,Yılbaşı

Kısır

Tarih: 21:38 on Kasım 24, 2009 Kategori: YEMEKLER AYSELDEN

Tarifi çok uzun zaman önce eklemiştim, resimler bugüne

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : kısır,ayselin kısırı

Okuldaydık, Beyazıt'ta, Üniversite'de, SBF'de

Tarih: 01:31 on Kasım 18, 2009 Kategori: BIZE_DAIR

14 Kasım da Okulum İstanbul Siyasal'ın ilk mezunlar toplantısındaydık. Yeniden Beyazıt'ta, İstanbul Üniversitesinde olmak çok güzeldi. Üniversiteye simge olan o kapıdan girmek benim için çok önemli olmuÅŸtu.

Ne mutlu bana ki, istediğim bahçede okudum.

Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : SBF,İstanbul Üniversitesi,siyasal

WEB: Ruki.org

Tarih: 01:01 on Kasım 18, 2009 Kategori: WEB-Ben Baktim Sizde Bakin

 

Aslında ruki.org sitesini yazmış olmalıyım. Kendine münhasır ve 10 yıldır yayında olan bir site. Amerika'da yaşayan bir Türk yazıyor. Yemek, pasta, yeşil kart, aids, tecavüz,kadın hakları ve birçok konuda aklına geleni yazıyor.

Bildiği kadarı ile öğretmek istiyor. Elinden geleni yapanın eli öpülür, hele de işin içinde öğretmek varsa.

Bence bakılmayı hak ediyor. Biraz karışık ama o kadar özgün ki, sevmemek mümkün değil.

Yazarı kadın oluğunu yazmış, Newyork ta yaşıyormuş. Bence erkek. Bakalım siz ne düşüneceksiniz, rukiyi okuyunca

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : ruki.org,pasta tarifleri

Film Yorumu: 9. Bölge

Tarih: 00:54 on Kasım 18, 2009 Kategori: Sinemalarim

 

Yeni vizyona giren 9.Bölge filmine gitmek istiyorduk. hatta denedik, kızımı almıştık, ama 13 yaş sınırı varmış gidemeyip, Kanal-i-zasyona girdik. Bu film korkunçtu. Kimseye öneremeyeceğim.

 

Eşim baktı ki biz ailece gidemeyeceğiz, 9.Bölge 'ye bensiz gitti. İlk yorumu senin gitmen mümkün değil kan revan içinde, çok gerçekçi sahneler var dedi. Tüm ilgim kaçtı. Ama filmi anlattı, kansız tarafından. Filmi çok beğenmiş ve aşağıdaki de onun yorumu. Tavsiye etti.

 


 

From: ...Sent: Tuesday, November 17, 2009
To: ....

Subject: Sinemalar.com'a yazdığım yorum..
 
Film hakkında yapılmış bulunan detaylı yorumları izledim. Yorum yapan arkadaşlar güzel tespitlerde bulunmuşlar. Katılıyorum. Sanatın kısa tanımlarından birinin de "insanın kendini anlama ve anlatma çabası" olduğu gözönününe alındığında, film 'politik-bilimkurgu' yolu ile sanat eseri olarak görülebilir. Diğer yandan, film, (uzaylı değil) dünya-dışı zeki yaşam formu ile insanoğlu arasında bir iletişim olduğunda neler olabileceği, insan ve diğer tür açısından olaylrın nasıl gelişebileceği, iletişimin insanoğlunu bireysel, toplumsal olarak nasıl etkileyeceği ve en önemlisi her iki tür açısından nasıl sonuçlanacağı hususunda bir fikir öne sürüyor. Bunu spekülasyona kaçmadan senaryo bazında gerçekçi tarzda yapması ve çekim tekniği ile desteklemesi bence övgüyü hakediyor. Film, İnsanın iletişim kurduğu(ya da kuracağı) dünya-dışı zeki yaşam formunun niyetinden (İşgalci-savaşçı veya barışçıl olması) bağımsız olarak, türlerarası ilişkinin insanoğlunun başta çıkarcılığı olmak üzere negatif diğer davranışları nedeni ile olumsuz

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : 9. Bölge,9.Disrict

İçinizdeki Kahramanı Nasıl Özgür Bırakırsınız?

Tarih: 00:44 on Kasım 18, 2009 Kategori: Is_Hayat Hikayelerim



 
Yazar: Dr. Annette Colby
Filmlerin en güzel yanlarından biri, kahramanın her zaman yaşamdaki güçlükleri yenmeyi başarabilmesidir. Geride kalan biz ölümler karanlık bir köşeye kıvrılıp kalırken, kahraman, kendini tamamen onu bekleyen yolculuğa verir ve dünyanın dengesini yeniden kurmanın bir yolunu bulur.

Kahramanın nasıl hareket ettiğine yakından bakarsak, başlangıçta kahramanın kişisel korku ya da güvensizliklerden dolayı sorunu üstlenmekte isteksiz olduğunu fark ederiz. Kahraman, kısa bir süre için şüphe eder, hatta anlık bir erime yaşar. Kahraman, paniğe kapılabilir ya da bir çaresizlik ya da geçici umutsuzluk anında kendini kaybedebilir.

Ama bu, yalnızca kısa vadede olur. Toplamda, kahraman, filmin geri kalanında, kötü şeylerden kurtuluncaya kadar bir sorgulama yapmaz. Kahraman, pes etmez ve yaşamdan kaçmak için en yakın fast food restoranına koşup duble çizburger ve patates kızartmasına sığınmaz. Ve kahraman, sürekli pes etmez ve bir şişe viskide boğulmaz.

Bizim kahramanımız, sonunda derin nefes alır, durumu kabullenir ve sorunun üstüne gider. Kahraman, bir tür değişim gerektiren bir durumla karşılaştığında dönüşüm meydana gelir. Bizim kahramanımız, belli bir zihniyetten kurtulup zorlukların üstesinden gelmek için harekete geçebilir.

Filmleri sevmemizin nedeni budur. İlk başta çok büyük zorluklardan çekinen karakterin kırılganlığıyla kendimizi özdeşleştiririz. Sonra, karakterin davaya sadakati ve taahhüdü keşfetmek üzere derin bir anlama çabasına girdiğini seyrederken kalbimizi bir heyecan dalgası kaplar. Kahramanın zorluklara doğruluk, kararlılık ve ısrarla göğüs gerdiğini gördükçe, olumlu bir duygusal enerji

hissederiz. Film kahramanları, bize aynı anda kırılgan ama cesur olmanın mümkün olduğunu gösterirler. Yolculuk boyunca bir yandan inancımızı ve taahhüdümüzü korumak bir yandan da sorunlarla yüz yüze gelmek mümkündür.

YaÅŸam Bir Aksiyon Filmidir
Şansımıza, çoğumuz, filmlerde gösterilen aşırı durumlarla hiç karşılaşmayacağız. Yaşam, genellikle çok daha sıradan ve rutindir. Ne var ki hepimiz, mevcut becerilerimizin ötesine geçmemizi gerektiren zorluklar, talihsizlikler ve güçlükler yaşarız. Bu değişiklikler, rahat ettiğimiz alanın dışına çıkıp kendimizi ifade etmenin yeni yollarını bulmamızı gerektirir.

Kendi yaşamınızın kendine güvenen ve yalnızca işler sorunsuz gittiğinde değil, özellikle gidişat zorlaştığında sizi merhametli ve kararlı bir biçimde yönlendiren kahramanı mısınız?

Sizin için en önemli zorluk ve hedeflerle yüzleştiğinizde, kendi kendinizi yönlendirebilme yetinize yakından bakın. Sorunları nasıl çözüyorsunuz? Baskıya nasıl tepki veriyorsunuz? Zorlukla karşılaştığınızda kendinizle nasıl etkileşime geçiyorsunuz? Büyük başarı hedefinize ulaşmak amacıyla odağınızı korumanız için sizi ne motive ediyor?

 

Kendi yaşamınızın kendinden emin kahraman lideri olmak için, şu etkili kontrol listesini takip edin:

 

1) Korkunuzu ya da zorluğu tanımlayın ve kabul edin. Yol boyunca hangi canavarlarla karşılaştığınız fark etmeksizin, kendinizi başarılı bir sonuç almaya adayın.

2) Sahip olmayı istediğiniz zihniyeti ya da nitelikleri tanımlayın: cesaret, ısrar, iyimserlik, inanç, kendinize inanç, beceriklilik, ilham, vb.

3) Zorluğu, sahip olmayı istediğiniz niteliklerin daha fazlasını geliştirmek için pek çok fırsat sunan bir durum olarak görün.

4) Kendinizi hedefiniz, davanız ya da istediğiniz toplam sonuçla ilgili kararlar almakla görevlendirin.

5) Korkunuz ya da zorlukla yüzleşmek için atabileceğiniz bir sonraki tek adımı tanımlamak için hayal gücünüzü kullanın.

6) Sizi olumlu bir sonuca götürmesi için harekete geçin, ama bunu, cesaretinizi, öz sevginizi ya da inancınızı artıracak biçimde yapın.

 

Siz mutluyken, acı çekiyorken ya da korkuyorken hep sizinle birlikte olan bir kahraman var. Bu kahraman, sizin umudunuz, hayal gücünüz ve kararlılığınızdır ve sizin içinizdedir. Yukarıdaki ipuçlarını izleyin ve içinizdeki kahramanı serbest bırakın!

 

http://www.marjinal.com.tr/ebulten/devamizle.asp?nid=247&hid=1612&uid=0

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Annette Colby,Kahraman

Anlayana - Fazıl Say'dan veda

Tarih: 00:40 on Kasım 18, 2009 Kategori: DAGARCIK

 

Anlayana,
Atatürk Türkiyesini özleyenlere.. ...
  

Fazıl Say dostları okusun lütfen.
Bu acı yakarışı ve gidişi mutlaka okuyun.
Yazık....Sanatı ve sanatçısı olmayan bir ülke olduk artık.. Bu ülke bitmiştir.
Modern ve çağdaş Atatürk Türkiyesinin sonudur bu yazı...

Siz Kazandınız      (Fazıl SAY)
...
Siz kazandınız
lütfen siz kazanın
lütfen benimle uğraşmayın
ve ebediyen siz kazanın
...
Tamam ben giderim
uzak bir yere (gözden uzak)
(uzaya gidemem kızımdan da ayrılamam ama siz beni görmezsiniz merak etmeyin)
tamam
giderim..

...
Ben son 6 yıl içinde

2 büyük oratoryo
2 büyük senfonik eser
1 keman konçertosu
2 piyano konçertosu
5 solo piyano eseri
1 bale müziği
2 Bach uyarlaması
4 film müziği
1 tiyatro müziği

bestelemiÅŸ olsam da

HİÇ MÜHİM DEĞİL SİZİN İÇİN

Bu son 6 yılda
dünya üzeri 42 memlekette
326 ÅŸehirde konserler verdim
yaklaşık 700 konser

 


Bu 6 yılda toplumumuza
10 CD
2 DVD
12 NOTA sundum

HİÇ MÜHİM DEĞİL SİZİN İÇİN

anlıyorum
yaptıklarım mühim değil

hiç bir zaman "her görüşüme katılmalısınız" demedim
tartışmaya hep açıktım
hiç bir zaman hemfikir olmadığım insanlara saygısızlık yapmayı düşünmedim
ama siz yaptınız
adil deÄŸildiniz
bir fikir de ayrı düşünüyorduk siz kökünü kazımaya kalktınız her seferinde

ama hiç bir zaman kendi içsesimden vazgeçmedim

doğru bulduğum doğrumdu yanlış bulduğum yanlıştı
yanlışı ben yaptıysam da hatamı anladığım gün düzelttim

anladık değersiziz
sizin değer anlayışınızı anlamadım ama ben değersizim o anlayışa göre onu anladım
...
İmkanı yoktur bazı kusurlarımı affetmenizin
affedicilik de deÄŸil
"kabul" etmenizin
"lütfetmenizin"
imkanı yoktur...

Zamanında hatalarım olmuş onları düzelttiysem
bu da doğru değildirimkanı yoktur..

-Falanca arabeskçiyi kültür olarak görmüyorumdur
asla affetmezsiniz

-Aziz Nesin haklıdır derim bütün hayatıma sataşırsınız

-"Din sömürüsü aldı başını gitti" deriz
Ölüm fermanı vermediğiniz kalır

-Konuşmayız
"KonuÅŸmaz o korkak" dersiniz

-KonuÅŸuruz
"KonuÅŸmak senin ne haddine iÅŸine bak sen" dersiniz

-Beethoven ,deriz
"Git Beethoven'ın ülkesinde yaşa" ,dersiniz

git popülist korkak ne haddine git

Hiç bir yolu yoktur...

Sizler facebook da 130 grup kurdunuz (Fazıl Say gitsin vs)
ekşi-sözlükte yazılar yazdınız
Google'ı doldurdunuz
Yahoo'da gruplaştınız

gazete haberlerinin altına yorumlar yazdınız
Almanya'da yılın müzisyeni seçildiğimin haberinin altına bile döşendiniz
hakaretlerinizle. ..

Her yerde sizler varsınız.
Ve
sizler ne yaptınız hayatta
bilmiyorum
sormuyorum
düşünmüyorum
nefret etmiyorum
saygısızlık yapmıyorum
ama siz bana yaptınız...

Siz yarattınız bana en ağır haksızlıkları yapan bir kültür bakanını
siz yarattınız
siz cesaretlendirdiniz marjinal köşe yazarlarını
siz pislik attınız
çamur attınız
hepsini siz yaptınız

içinizde mesleki kıskananlar da oldu
aranızda piyano çalanlar da oldu
çalmayanlar da

faşoları
dincileri
marjinalleri. ..
2.cumhuriyetç ileri..
Avanak liberalleri. ..

Ben hiç birinize tek bir kelime kötü bir şey söylememişken...

Hepsini siz yaptınız...

Artık kazanın
kazanın ve bitsin...
Siz kazandınız..

Kazandınız ve bitsin..

 

Yeter ...


Benim gerçek dostlarım bu yazıyı niye yazdığımı, kimlere yazdığımı anlamıştır.

Fazıl Say

Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Fazıl Say,Atatürk

WEB: Kırmızı Minder

Tarih: 23:39 on Kasım 16, 2009


Meike ile bu akşam kuş yaptık. Kumaştan. Öğretmenler günü için 8 kuş daha yapmaya karar verdik. İlham kaynağımız KIRMIZI MİNDER

 

http://www.kirmiziminder.com/

 

 

Site  www.portakalagaci.com 'dan Hatice Hanımın editörlüğünde. Çok güzel bir paylaşım. Tam bana göre.

 

Kuşlarımızın resimleri:

http://www.spoolsewing.com/blog/2008/05/16/bird-mobile/

 

Kuşların Şablonları da var:

 

http://www.spoolsewing.com/blog/wp-content/uploads/2008/06/birdpattern1-1.pdf

 

Meike ile kuşlarımız bitsin hediye etmeden resimlerini kutulara ekleriz

 

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : kırmızıminder,kuş,elişi

YARINI GÖREMİYORUM

Tarih: 23:22 on Kasım 16, 2009 Kategori: Is_Hayat Hikayelerim
İçi sıkılıyordu. Anlayamadığı bir duygu içini burkuyordu.
En iyisi ona gitmekti. O yardımcı olabilirdi.
Telefon açtı kahine.
"İmkansız, tam çıkmak üzereydim."
"Lütfen" dedi, kadın, kendisini kıramayacağını düşünerek....
Çok zengindi kadın, ülkenin en zenginlerinden. Doğaüstü güçlere inanırdı ve kahinin müdavimlerindendi... Tabii ki kahin böyle iyi bir müşterisini kıramamıştı.
Karşılıklı oturuyorlardı. Önlerindeki suya baktı kahin, Kaşları çatıldı, gözbebekleri büyüdü, alt dudağı düştü, kafasını kaldırıp ona baktı "çok üzgünüm" dedi, durakladı, belli ki söylemek istemiyordu.
"Ne?" dedi kadın ısrarla ve kahin söyledi:
"Su'da yarını göremiyorum..."
Yıkılmıştı kadın. Medyum bugüne kadar hiç yanılmamıştı. Yarın olmadığına göre bu gece ölecekti. Ne yapmalıydı? Evine gitti, vasiyetini yazdı, biraz televizyon izledi. Uykusu gelmişti. Son gecesiydi ve ne yapacağını bilmiyordu. En iyisi uyumaktı. Böylece ölürken hiçbir şey hissetmezdi.
Yatağına uzandı, gözlerini kapattı ve... Derin bir uykuya daldı.
Uyandığında güneÅŸ yeni doÄŸmuÅŸtu,  kuÅŸ sesleri geliyordu. "Cennette miyim?" diye düşündü.
Her şey gece bıraktığı gibiydi.
Kalktı, sabahlığını giydi, salona indi, her şey normal gözüküyordu kahin bu kez yanılmış mıydı acaba?
Masanın üstündeki gazeteye gözü ilişti.. Manşette şöyle yazıyordu:
"Ünlü Kâhin Öldü"
Hayatlarını kendi kararları ile yaşamak yerine
başkalarının kararları ile yaşamayı seçenlere...
Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : kahin,hayat

Bu ayın şarkıları: Behrouz Panahi - To Miaii

Tarih: 22:29 on Kasım 12, 2009 Kategori: BIZE_DAIR

 Facebook'tan bir arkadaşım eklemiÅŸ. Keman parçaları. MüziÄŸi duyduÄŸumda bayıldım. telefonumun melodisi yaptım hemen . Sonra albümü buldum.

[02:14] behrouz panahi to miaii (aşkın kokusu)

http://fizy.com/s/1a4d7b

Parçaların bir kısmı taverna müziÄŸi gibi beni açmadı. Ama tamamını dinleyince albümün 14. ÅŸarkısına da bayıldım.
Parçadaki hüzün yüreÄŸime uydu. Dinlemeniz  için Link bulamadım.

Behrouz Panahi – Arameshe Ghabl Az Toufan

İnternette göz attım. İranlı keman ustaları bu ara çok dinleniyor. Birkaçını daha dinleyip yazarım

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Behrouz Panahi - To Miaii-Keman

Canan Tan-yüreğim seni çok sevdi

Tarih: 21:55 on Kasım 12, 2009 Kategori: Benim Kitaplarim
Kitabı bu yıl, ilkbaharda okumuÅŸtum. Çok  beÄŸendim. Akıcı, basit ve kafa dinlendirici. En önemlisi Nazım Åžiirleri, Hepsi sevdiklerim.
EÅŸimle üniversitede yazları, sonrasında da  beÅŸ yılı ayrı ÅŸehirlerde geçirdik. Özellikle benim yazdığım mektuplar  ÅŸiirlerle dolu olurdu. Hatta bir keresinde eÅŸim,  ÅŸiir daha az yazsan, demiÅŸti. Ama o ÅŸiirler yüreÄŸimi sarıp sarmalayan ÅŸiirlerdi. Beni anlatan. Åžimdi istesekte o kadar hülyalı olamıyoruz.


Alıntı:

Biliyorum, imkansız aÅŸk bu! Ama hükmedemiyorum kendime..." demiÅŸti Murat. "Çünkü, yüreÄŸim seni çok sevdi!.."

Ardından da dizelere dökmüÅŸtü sevdasını.

"YüreÄŸim seni çok sevdi
O yürek talan
O yürek yangın yeri
O yürek sen istiyor
Bir tek seni..."

Aslı ile Murat’ın İstanbul-Bursa-Amerika üçgeninde yaÅŸadıkları destansı aÅŸkın öyküsü... Herkesin kendinden bir ÅŸey bulabileceÄŸi kadar gerçek...
Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Canan Tan-yüreğim seni çok sevdi

MUTLULUĞUN RESMİNİ YAPABİLİR MİSİN ABİDİN?

Tarih: 21:32 on Kasım 12, 2009 Kategori: siir
Bu ÅŸiiri üniversitede Ülkü ile okurduk. Hatta tüm defterlerimin başında ÅŸiirler vardı ve bu ÅŸiirleri okula gelip giderken otobüslerde o kadar çok okurdum ki, ezberlerdim. Nazım, Atilla İlhan ÅŸiirleri.
Çok güzel arkadaÅŸlarım vardı.  Çok ÅŸanslıymışız.


MUTLULUĞUN RESMİNİ YAPABİLİR MİSİN ABİDİN?


Sen mutluluÄŸun resmini yapabilir misin Abidin?
iÅŸin kolayına kaçmadan ama
gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciÄŸin resmini deÄŸil
ne de ak örtüde elmaların
ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkini
Sen mutluluÄŸun resmini yapabilir misin Abidin?
1961 yazı ortalarındaki Küba’nın resmini yapabilir misin? Çok ÅŸükür çok ÅŸükür bugünü de gördüm
ölsem gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstad?
NAZIM HİKMET


BUNA NE TUAL YETERDİ NE BOYA...

kokusu buram buram tüten
limanda simit satan çocuklar
martıların telaşı bambaşka
iÅŸçiler gözler yolunu.
inebilseydin o vapurdan
ayağında Varna’nın tozu
yüreÄŸinde ince bir sızı.
mavi gözlerinde yanıp tutuÅŸan
hasretle kucaklayabilseydim
seninle, bir daha.
davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
bağrımıza bassaydık seni Nazım,
yapardım mutluluğun resmini
başında delikanlı şapkan,
kolların sıvalı, kavgaya hazır
bahriyeli adımlarla düÅŸüp yola
gidebilseydik meserret kahvesine,
ilk karşılaştığımız yere
ve bir acı kahvemi içseydin.
anlatsaydık
o günlerden, geçmiÅŸten, gelecekten,
ne günler biterdi,
ne geceler...
dinerdi tüm acılar seninle
bir düÅŸ olurdu ayrılığımız,
anılarda kalan.
ve dolaÅŸsaydık Türkiye’yi
bir baÅŸtan bir baÅŸa.
yattığımız yerler müze olmuÅŸ,
sürgün ÅŸehirler cennet.
işte o zaman Nazım,
yapardım mutluluğun resmini
buna da ne tual yeterdi;
ne boya...
ABİDİN DİNO
GönüL Çevrimdışı  
Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : MUTLULUĞUN RESMİNİ YAPABİLİR MİSİN ABİDİN?

Nietzsche

Tarih: 21:08 on Kasım 12, 2009 Kategori: siir

Bu  mail her geldiÄŸinde yeniden okuyorum. Ve yeniden beÄŸeniyorum. İyice balık hafıza oldum galiba. Ama beni her seferinde vuruyor  “Kaderini sev-belki seninki en iyisidir”

 
Deniz kıyısında bir ihtiyar taÅŸçı kayayı yontmaktadır.
GüneÅŸ onu yakıp kavurur.
O da Tanrıya yakarır keÅŸke güneÅŸ olsaydım diye.
"Ol" der Tanrı. GüneÅŸ oluverir.
Fakat bulutlar gelir örter güneÅŸi, hükmü kalmaz.
Bulut olmak ister. "Ol" der Tanrı. Bulut olur.
Rüzgar alır götürür bulutu, rüzgarın oyuncağı olur.
Rüzgar olmak ister bu kez.  Ona da "Ol" der Tanrı.
 
Rüzgar her yere egemen olur, fırtına olur, kasırga olur.
Herşey karşısında eğilir.
Tam keyfi yerindeyken koca bir kayaya rastlar.
 
Ordan esen burdan eser, kaya banamısın demez!
Bildiniz, Tanrı kaya olmasına da  izin verir.
Dimdik ve güçlü durmaktadır artık dünyaya karşı...
Sırtında bir acı ile uyanır....
 
Bir ihtiyar taÅŸçı kayayı yontmaktadır. ..

"Amor Fati - Nietzsche "
(Kaderini sev-belki seninki en iyisidir)
.

__,_._,___

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Nietzsche

Nüfus cüzdanını kaybedince vergi dairesine de bildirin...

Tarih: 21:16 on Kasım 11, 2009 Kategori: DAGARCIK


 Nüfus cüzdanını kaybeden veya çaldıran kiÅŸilerin emniyetten aldığı tutanak ve birde dilekçe eÅŸliÄŸinde bir vergi dairesine baÅŸvurması durumunda kayıp olan nüfusunun bilgisi sicil kayıtlarına alınıyor. Ve nüfusu eline geçiren bir diÄŸer kiÅŸi herhangi bir vergi dairesine gidip ÅŸirket açılışı yapmak istese sistem uyarı veriyor. İnsanların ve hatta

vergi dairesi çalışanlarının bile pek bilmediÄŸi bu konunun ayrıntılarını gelir idaresi baÅŸkanlığı resmi sitesinde iç genelgeler bölümünde 'VERGİ KİMLİK NUMARASI Ä°Ç GENELGESİ SERİ NO:2007/1 de bulabilirsiniz.
Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : Nüfus cüzdanını kaybedince vergi dairesine de bildirin...

hayat ne zaman baÅŸlar

Tarih: 21:14 on Kasım 11, 2009 Kategori: Is_Hayat Hikayelerim

ÇocukluÄŸumda bir insan 45 yaşına geldi mi, yaÅŸlıydı benim için. Hatta ölebilirdi bile. Oysa ÅŸimdi bakıyorum, hayat 40'dan sonra baÅŸlıyor. Gençlik bir kavgayla geçiyor. Kavga derken hayat kavgasından bahsetmiyorum. Hayat kavgası var tabii, kimin yok ki. Benim kavga dediÄŸim kiÅŸinin kendi ile olan kavgası. KiÅŸiliÄŸinin oturması için sorgulamalar. “Ben kimim?” sorusunun cevabını bulmak için geçen uzun yıllar. Evlilikler genellikle genç yaÅŸlarda olduÄŸundan iki kavga birbirine giriyor.


Oysaki gerçek iliÅŸki insanın kendiyle olan kavgasının bitiminden sonra baÅŸlıyor. Kavga hiçbir zaman bitmez ama en azından ne istediÄŸini bilmek çok önemli. Size internetten mail yoluyla gelen bir yazıyı yazmak istiyorum. Kadın cephesinden hayata bakan bir yazı. Bazı kadınlar 40'dan sonraböyle düÅŸünüyor. Yazı ÅŸöyle;

“Bir konuÅŸma sırasında adamın biri kadının birine sormuÅŸ;
- Nasıl bir erkek arıyorsun?
Kadın bir süre sessiz kaldıktan sonra adamın gözlerinin içine bakarak sormuÅŸ;
- Gerçekten bilmek istiyor musun?
Adam biraz isteksiz “Evet” demiÅŸ. Ve kadın baÅŸlamış anlatmaya...
- Bugün ve bu yaÅŸta bir kadın olarak bir erkeÄŸe onun benim için benim kendime yapabileceÄŸimden fazla ne yapabileceÄŸini soracak konumdayım. Kendi masraflarımı karşılayabiliyorum. Bir erkeÄŸin ya da bir baÅŸka kadının yardımına gerek duymadan evimi idare ediyorum. Böyle olunca “Sen masaya ne koyuyorsun?” sorusunu sorma konumundayım.
Adam kadına bakmış. Paradan söz ettiÄŸini düÅŸünüyormuÅŸ. Kadın hemen bu düÅŸünceyi düzeltmiÅŸ;
- Sözünü ettiÄŸim para deÄŸil. Ondan öte bir ÅŸey istiyorum. Hayatın her alanında mükemmeliyeti arayan bir erkeÄŸe ihtiyacım var.
Adam arkasına yaslanıp kollarını kavuÅŸturarak kadından biraz daha açıklama istemiÅŸ. Kadın baÅŸlamış anlatmaya;
- Kendini zihnen mükemmelleÅŸtirmeye çalışan birini istiyorum, çünkü sohbet ve zihnen uyarılma arıyorum. Basit bir adama ihtiyacım yok. Ruhen mükemmelleÅŸmeye çalışan birini arıyorum, çünkü dengesiz bir birleÅŸemeye ihtiyacım yok. İnananlarla inanmayanların bir araya gelmesi felakete yol açar. Bir kadın olarak yaÅŸadıklarımı anlayacak kadar duyarlı, ayağımı saÄŸlam basmamı saÄŸlayacak kadar güçlü bir erkek arıyorum. Saygı duyabileceÄŸim birini arıyorum. Ona boyun eÄŸmem için onu saymam gerekir. Ben ona ne kadar dürüst ve açıksam, onun da bana dürüst ve açık olması gerekir. Kendi iÅŸini, hayatını yürütemeyen adama boyun eÄŸemem. Boyun eÄŸme konusunda bir sorunum yok. Yeter ki buna deÄŸer biri olsun. Tanrı kadını erkeÄŸe eÅŸ ve yardımcı olarak yaratmış. Kendine yardım edemeyen adama ben yardım edemem.
Kadın aklından geçenleri böyle döküverdikten sonra adama bakmış. Adam yüzünde ÅŸaÅŸkın bir ifadeyle otura kalmış;
-Çok fazla istiyorsun demiÅŸ.
-DeÄŸerim çok fazla..diye yanıtlamış kadın.”

Dünyanın her yerinde olgunlaÅŸmış kadının istekleri aynı sanırım. Amerikalı Lynda Lemay'ın ÅŸarkısının sözlerinin bir kısmı ÅŸöyle;

50 yaşında bir adam arıyorum
Şimdi artık ne istediğini bilen..
50 yaşında bir adam arıyorum
Gerçeklerle yüzleÅŸebilen
Yalan söylememe cesaretini edinmiÅŸ
Hislerinden kaçmamayı öÄŸrenmiÅŸ..
50 yaşında bir adam arıyorum
Beni sukünetle seven ve
Beni sukünete davet eden
50 yaşında bir adam arıyorum.

Åžunu ifade etmek isterim ki bunları isteyen kadın veya erkek olabilir. Örnek olacak olan, olgunlaÅŸmış bir insandır.

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : 40 50 yaş

BU YÜKÜ NİYE TAŞIYORUM" demeyin... "NİYE BEN" DİYEN HERKES İÇİN.

Tarih: 21:10 on Kasım 11, 2009 Kategori: Is_Hayat Hikayelerim

 

Brenda yamaç tırmanışı yapmak isteyen genç bir
kadın,Bir gün cesaretini toplayarak bir grup tırmanışına
katildi. Tırmanacakları yere vardıklarında, neredeyse duvar gibi dik, kayalık bir yamaç çıktı karsılarına. Korkularına raÄŸmen, Brenda azimliydi.
Emniyet kemerini takti, İpi yakaladı ve kayanın dik
yamacına tırmanmaya başladı.
Bir süre tırmandıktan sonra, nefeslenebileceÄŸi bir
oyuk buldu…
Orada asili dururken, gruptan yukarıda ipi tutan kişi
dalgınlığa düÅŸerek ipi gevÅŸetiverdi.
Aniden boÅŸalan ip, hızla Branda'nin gözüne çarparak
lensinin düÅŸmesine neden oldu. Lens çok küçüktü ve bulunması neredeyse imkansızdı.
Lens yamacın ortasında bir yerlerde kalmıştı ve Brenda
artık bulanık görüyordu.
Ümitsizlik içinde Brenda, lensini bulması için Allah'a
dua edebilirdi yalnızca.
Ve içten içe de dua etmeye baÅŸladı. "Allah'ım! Sen bu
"NİYE BEN" DİYEN HERKES İÇİN...

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : yük

WEB: düşük enerjiyi artırmanın yolu

Tarih: 21:07 on Kasım 11, 2009 Kategori: WEB-Ben Baktim Sizde Bakin

 
Hem de gdo suz, okuyunuz ve de evde filizlendirme deneyi yapmaya koÅŸunuz.
http://www.foodie.com.tr/content.asp?mainid=38
 
Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : fodie

WEB: MÜKEMMEL!!! SADECE DOĞUM GÜNÜNÜZÜ GİRİN:))

Tarih: 21:04 on Kasım 11, 2009 Kategori: WEB-Ben Baktim Sizde Bakin

 
belki inanmayacaksınız ama birebir çıkıyor !
 
 


 
http://www.hediyedenizi.com/DogumGunu/dogum_gunu.php
 
Siz doÄŸduÄŸunuz gün acaba AY dünyadan nasıl görünüyordu
DoÄŸduÄŸunuz gün dolar kaç paraydı mark kaç paraydı.
DoÄŸduÄŸunuz günkü hürriyet gazetesi ilk sayfası nasıldı.
Kaç eÅŸÅŸek yaşındasınız.
O yılın hit parçaları neydi.< BR>Asgari ücret kaç paraydı  gibi
iÅŸinize yaramayacak ama okumak isteyeceÄŸiniz bir sürü bilgiyi bir araya topladık.
Niye mi sırf dostlarınıza duyurun diye :)
teÅŸekkürler.
yukarıdaki link açılınca hemen sayfanın üst ortasına doÄŸum günü tarihinizi girin
 size özel ilginç bilgiler sayfanızı görün.
 

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : doğumgünü

WEB: Anıtkabir

Tarih: 21:12 on Kasım 10, 2009 Kategori: WEB-Ben Baktim Sizde Bakin
Günün anlam ve önemine binaen  izlemenizi rica ederim.
  
Anıtkabir'le ilgili muhteÅŸem bir 360 derece fotoÄŸraf çalışması. AÅŸağıdaki linki tıkladıktan sonra (x) butonundan tam ekrana geçebilirsiniz. Tam ekrana geçtikten sonra saÄŸ üst köÅŸede bulunan plan içindeki siyah noktalara tıklayıp daha sonra Mouse'a dokunmadan video izler gibi görüntüleri izleyebilirsiniz.  Çok beÄŸeneceÄŸinizi düÅŸünüyoruz..
 
www.360tr.com/anitkabir
Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : anıtkabir

WEB: ANITKABiR ÖZEL DEFTERi

Tarih: 22:34 on Kasım 3, 2009 Kategori: WEB-Ben Baktim Sizde Bakin


Anıtkabir özel defteri, elektronik ortamda tüm vatandaslara açılmıstır.
Baglantı  asagıda, kayıt yaptırıp deftere yazı da yazabiliyorsunuz.
Ayrıca ANITKABIR 'i üç boyutlu olarak gezebilirsiniz...

http://www.anitkabirozeldefteri.com/  
 
 

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : ANITKABiR ÖZEL DEFTERi

WEB: MUTHİS BİR FOTOGRAF...

Tarih: 22:15 on Kasım 3, 2009 Kategori: WEB-Ben Baktim Sizde Bakin

Gün doguÅŸsu ve batışı, resmi açtiktan sonra mouseu resmin üzerinde yukaridan asagiya ve asagidan yukariya hareket ettir.  

http://61226.com/share/hk.swf
Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : FOTOĞRAF

BESLENME KONUSUNDA BAZI PÜF NOKTALARI

Tarih: 21:42 on Kasım 3, 2009 Kategori: YEMEKLER AYSELDEN


 
Beslenmede, besinlerin içerdiÄŸi protein, vitamin ve mineral gibi besin öÄŸeleri büyük önem taşımaktadır. AÅŸağıda beslenme konusunda bazı püf noktalarına yönelik bilgiler yer almaktadır:
 
Çorbalarla İlgili Püf Noktaları
 
-         Çorba tuzlu olursa, bir patatesi dörde bölerek içine atın. Patatesler yumuÅŸayınca yemeÄŸin tuzunu çekecektir. Ya da içine az miktarda ÅŸeker atılabilir.
-         Çorbanın daha lezzetli olması için, et suyu veya tavuk suyu kullanın.
-         Çorba yaparken soÄŸan, havuç, domates, kereviz gibi sebzeler kullanılırsa daha lezzetli olur.
-         Çorbanın daha lezzetli olması için, üzerine yaÄŸda kızarmış kırmızı biber, maydonoz nane ekleyebilirsiniz.
-         Kalmış bayat ekmeklerinizi, fırında kızartıp kıtırlaÅŸtırarak, daha sonra çorbalarınızda, içine atmak suretiyle, kıtır ekmek olarak kullanabilirsiniz...
-         Domates çorbası gibi bazı çorbaların üzerine rendelenmiÅŸ kaÅŸar eklemek çorbaya ayrı bir lezzet katacaktır.
 
Et ve Et Yemekleriyle İlgili Püf Noktaları
 
-         Etin piÅŸerken dağılmaması için, suyuna birkaç damla sirke koyun.
-         Güveç yaparken toprak kokusunun yemeÄŸe geçmemesi için, yeni iken içerisine bir bardak sirke döküp kaynatın ve soÄŸumaya bırakın.
-         Etin suyunun berrak olması için, üstünde oluÅŸan köpüÄŸü bir kevgir ile temizleyin.
-         Izgara yapılan etin yumuÅŸak ve lezzetli olması için, bir süre ayçiçek yağında bekletin.
-         Bifteklerin kurumaması için, kızgın yaÄŸda kızartmalı ve piÅŸirme süresi 5-6 dakikayı geçmemesi gerekir.
-         Eti piÅŸirirken metal çatal batırmamaya dikkat edin. Çünkü çatal batırılınca etin suyu akacağından sertleÅŸir.
-         Mangalda ızgara yapacağınız zaman, ateÅŸin harlamaması için ateÅŸe biraz tuz serpin.
-         Fırında piÅŸen etin kurumaması için, fırının içine su dolu bir kap koyun.

Tavuk ve Tavuk Yemekleriyle İlgili Püf Noktaları
 
-         TavuÄŸun nar gibi kızarması için, piÅŸmesine yakın fırından çıkarıp üzerine yumuÅŸak margarin sürün.
-         TavuÄŸun lezzetli olması için, 3 yemek kaşığı yoÄŸurt, bir yemek kaşığı salça, bir miktar sıvıyaÄŸ ve biraz da kırmızı pul biber koyup iyice karıştırın. Tavukları bu sosa bulayın ve birkaç saat buzdolabında bekletin. Ardından fırında piÅŸirin.
-         Tavuklar, marketlerde satılan fırın piÅŸirme poÅŸetinde piÅŸirilirse daha lezzetli olur.
-         PiÅŸirilen tavuk ya da pilicin lezzeti için, karnına birkaç adet adaçayı ve yarım limon veya portakal dilimi koyun.
-         Tavuk satın alırken, genç ve körpe olup olmadığını anlamak için, ayaklarındaki pulların parlak ve ince olmasına dikkat edin.
 
Deniz Ürünleri İle İlgili Püf Noktaları
 

-         Balığın taze olup olup olmadığı, gözlerinin parlak, etinin sıkı, solungaçlarının pembe olmasından anlaşılır. Parmakla bastırıldığında kısa sürede eski haline dönmelidir.
-         Ellerdeki balık kokusunu gidermek için limon ya da sirke ile ovmak gerekir.
-         Balıkların pullarını temizlemek için, soÄŸuk suyun içinde 5 dakika bekletin ve yıkayın.
-         Balıkların kıtır kıtır kızarması için, un yerine mısırunu ile kızartın.
-         Mutfağınıza yayılan balık kokusunu gidermek için, bir tencerede az miktarta sirke kaynatın.
 
HamuriÅŸleri İle İlgili Püf Noktaları
 
-         Pastanın piÅŸtikten sonra kalıbından rahat çıkması için 10 dakika bekletin.
-         Fırına sürdüÄŸünüz kek kalıbının altına biraz tuz koyun, kalıbın yanmasını önleyin.
-         Keki kalıptan çıkarmak için, fırından çıktıktan sonra 15 dakika kadar kalıbıyla ıslak bir bezin üzerinde bekletin ve sonra bıçağı kekin çevresinde dolaÅŸtırarak kalıbı ters çevirip dışarı çıkartın.
-         Marketten alınan bisküvilerin paketini açtıktan sonra kendi ambalajında bırakmayın. AÄŸzı sıkıca kapanan bir kutuya boÅŸaltın.
-         PiÅŸen kurabiyeler tepside soÄŸuyunca yapışır ve parçalanarak çıkar. Bunu önlemek için kurabiye tepsisini yeniden fırına sokup kızdırın.
-         Hamuru iyi açabilmek için unu iyice yoÄŸurduktan sonra yarım saat kadar dinlenmeye bırakın. Dinlenmeye bırakılan hamuru, altının yapışmaması için un serpilmiÅŸ bir kaba koyun. Hamurun üstünün kurumaması için nemli bir bez örtün.
-         Un ile yapılan pasta, kek, kurabiyeye biraz limon suyu koymak hamuru kabartır.
-         Hamur açılan oklavanın hamura yapışmaması için ara sıra unlamak gerekir.
 
Tatlılarla İlgili Püf Noktaları
 
-         Baklavaların kenarlarının ince olması çok önemlidir. Oklava ile açarken kenarlarına parmak uçları ile iyice bastırılır.
-         Sütlü tatlı yapılırken ÅŸekerin en son eklenmesi topaklanmayı engeller.
 
Kurubaklagillerle İlgili Püf Noktaları
 
-         Fasulye, nohut, mercimek gibi kurubaklagilleri böceklerden koruyabilmek için, kovanozları sık sık havalandırın.
-         HaÅŸlanan kuru fasulyeler, piÅŸme süresinin geçmesine raÄŸmen hala sertse, suyuna çok az miktarda maden suyu eklerseniz (bir miktar vitamin kaybı olsa da) çabuk piÅŸerler.
 
Makarna ve Pilavlarla İlgili Püf Noktaları
 
-         Makarnanızın birbirine yapışmaması için, haÅŸlama suyuna bir kaşık sıvı yaÄŸ koyun.
-         Pilavınızın daha lezzetli olması için, et suyu veya tavuk suyu ilave edin.
-         Pilavınızın daha beyaz olması için, yıkadıktan sonra üzerine birkaç damla limon sıkın.
-         Pilavınızın lezzetli olması ve iyi piÅŸmesi için, pirincinizin kırıksız ve su kaldıran cinsten olması gerekir. Baldo bu konuda gayet iyi bir seçenektir.
-         Makarnanızın daha lezzetli ve besleyici olması için üzerine yoÄŸurt, peynir, kıyma veya domates – biber – sarımsak ile hazırlanmış çeÅŸitli soslar ilave edin.
 
Sebze ve Sebze Yemekleriyle İlgili Püf Noktaları
 
-         Mantarları piÅŸirirken kararmaması için, suyuna tuz ve limon suyu ilave edin.
-         Ispanak alırken, kökleri kısa olanı tercih edin.
-         Maydanozları daha uzun saklayabilmek için, yapraklarını yıkayıp kuruladıktan sonra, bir kavonoza doldurarak aÄŸzını sıkıca kapatın.
-         Domatesin kabuÄŸunun çabuk soyulması için, 1 dakika sıcak suda bıraktıktan sonra soÄŸuk suya koyun.
-         Domates salçasının bozulmaması için, salçanın üzerine sıvıyaÄŸ dökün ya da buzlukta saklayın.
-         Patatesi haÅŸlarken dağılmaması için, suyuna 1 kaşık sirke ilave edin.
-         Patateslerin çıtır çıtır kızarması için, kızgın yaÄŸda kızartın ya da yaÄŸa 2 - 3 damla limon sıkın.
-         SoÄŸan soyarken gözlerinizin yaÅŸarmaması için, akan musluÄŸun altında soyun veya soÄŸanları soymadan 1 çay bardağı sirkeyi üzerine serpin, biraz sallayın.
-         DoÄŸranmış soÄŸanları buzdolabında birkaç gün saklayabilmek için, bir kavanoza koyup aÄŸzını sıkıca kapatın.
-         Marul yaprakları pörsümüÅŸse, atmayın. Biraz sıcak suda bırakın ve sonra soÄŸuk suyla yıkayın. Marullar tazelenecektir.
-         SoÄŸanların acılığını almak için, doÄŸradıktan sonra üzerine tuz serpin. Sonra ovuÅŸturarak soÄŸanları öldürün. Yıkayarak tuzun gitmesini saÄŸlayın. Zarını soymakta yarar var. Ya da doÄŸradıktan sonra soÄŸanları birkaç saat zeytinyağında bırakın ve süzün.
-         Domateslerin piÅŸerken lezzetli olması için, içine 1 - 2 adet küp ÅŸeker atabilirsiniz...
 
Meyvelerle İlgili Püf Noktaları
 
-         Åžeftalinin kabuklarını kolay soyabilmek için, birkaç saniye sıcak suya batırın.
-         Limonun suyunu iyi çıkarması için, kesmeden önce birkaç dakika sıcak suda bekletin.
-         Kesik limonun kurumaması için, küçük bir tabaÄŸa su koyup, limonun kesik tarafını suyun üzerine yerleÅŸtirin.
 
Yumurta İle İlgili Püf Noktaları

 
-         Akını kulandığımız yumurta sarılarını birkaç gün saklayabilmek için, üstünü örtecek kadar su koyarak buzdolabında saklayın.
-         Katı yumurtayı 10 dakikadan fazla haÅŸlamayın ki demir minerali kaybolmasın.
-         HaÅŸladığımız yumurtanın kabuklarının kolay soyulabilmesi için, haÅŸlarken suyuna bir miktar tuz atın.
-         Yumurtalı bulaşıkları ılık suyla yıkayın.
-         Yumurtaların çatlamaması için, piÅŸireceÄŸiniz kabın içine ters çevirilmiÅŸ bir fincan tabağı koyarsanız çatlamalarını önlersiniz. Ya da haÅŸlarken suyun içerisine 1 – 2 adet kürdan atın.
-         Taze yumurtanın akı berrak, sarısı ise yuvarlak olur.
-         Bayatlamış ve kokmuÅŸ yumurtalar saÄŸlığa zararlıdır.
-         Bayatlamış yumurtalar kırıldıkları zaman sulu bir görünümdedir. Sarısının rengi açıktır ve beyazımsı olmuÅŸtur. Yumurtaları kırarken dikkat etmek gerekir.
-         Bayatlayan yumurta yenildiÄŸi takdirde, bulantı, kusma, karın aÄŸrısı, bitkinlik, ishal, baÅŸ dönmesi, ateÅŸ gibi belirtiler gösterir. Ağır zehirlenmelerde ÅŸok hali görülebilir. Bu durumda hastayı acil hastaneye götürmek gerekir.
-         Yumurtalar alümünyum kapta çırpılırsa siyahlaşır. Porselen yada çelik kaplarda hafif ısıtılarak çırpılırsa hem daha kababır, hem kararmaz.

 

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : PÜF

TALEP ETMEK -İSTEMEK

Tarih: 21:36 on Kasım 3, 2009 Kategori: Is_Hayat Hikayelerim

Yazar: Jack Canfield
İhtiyacınız olan birÅŸeyi talep etmek, muhtemelen insanların en az kullandıkları araçtır. Öte yandan insanların, sırf sordukları için, ÅŸaşırtıcı taleplerine olumlu yanıt aldıkları da olur! İster para, ister bilgi, ister destek, ister yardım, isterse zaman olsun, çoÄŸu insan, hayalini gerçeÄŸe dönüÅŸtürmek için ihtiyaç duyduÄŸu ÅŸeyi talep etmekten korkar.

İnsanlar, muhtaç, cahil, aciz, hatta açgözlü görünmekten çekinebilirler. Ama büyük ihtimalle, onlara geri adım attıran ÅŸey, reddedilme korkusudur. “Hayır” kelimesini iÅŸitmekten korkuyorlarsa da, soru sormayarak bu kelimeyi zaten kendilerine söylemiÅŸ olurlar!

İstediğiniz şeyi talep ediyor musunuz? Reddedilmekten korkuyor musunuz?

Åžunu bir düÅŸünün. Reddedilmek, yalnızca bir kavramdır. Gerçekte reddedilmek diye birÅŸey yoktur! “Hayır”ı duyduÄŸunuzda, sormadan önceki halinize göre daha yoksul olmazsınız. Talep ettiÄŸiniz ÅŸeye sormadan önce de sahip deÄŸildiniz, yine sahip deÄŸilsiniz, öyleyse kaybınız nedir? Reddedilmek, sizi hiçbir ÅŸeyden mahrum bırakmaz. Yalnızca SİZ kendinizi mahrum bırakırsınız. Size “Hayır” dendiyse, talep ettiÄŸiniz ÅŸeye ulaÅŸmak için ne yapmanız gerektiÄŸini sorun ya da bir baÅŸka sefer koÅŸullar deÄŸiÅŸtiÄŸinde yeniden sorun. “Evet” diyebilecek birini tanıyıp tanımadıklarını sorun. Reddedilmeyi hak etmediÄŸinizi fark ettiÄŸinizde, birÅŸey talep ederken daha rahat olacaksınız. Öte yandan, istediÄŸiniz ÅŸeyi nasıl talep edeceÄŸinizi öÄŸrenme konusunda bir miktar yardıma ihtiyacınız olabilir.

Öncelikle, isteÄŸinize ulaÅŸmayı bekliyormuÅŸsunuz gibi sorun. Talebinizden emin olun; baÅŸarısız olmanız için hiçbir neden olmadığına inanın. “Hayır” derlerse, onlara nedenini ya da “Evet” yanıtını almak için ne yapmanız gerektiÄŸini sorabilirsiniz. Borç almadan önce daha iyi bir iÅŸ planı oluÅŸturmanız gerekebilir. Terfi almadan önce bilgisayar dersleri almanız gerekebilir. İhtiyacınız olan sevgi dolu desteÄŸi almadan önce ailenizle birlikte daha kaliteli zaman geçirmeniz gerekebilir. Geribildirimler sayesinde ayarlamalar yapabilir ve “Evet” yanıtını alma ihtimaliniz yükselmiÅŸ olarak bir daha sorabilirsiniz.

İkincisi, istediÄŸiniz ÅŸeye yalnızca talep ederek ulaÅŸabileceÄŸinizi farz edin. Cam kenarında bir koltuk mu istiyorsunuz? Tek yapmanız gerekenin sormak olduÄŸunu farz edin. Okyanus manzarası mı istiyorsunuz? Daha ucuz biletler? Bir burs? Daha iyi bir anlaÅŸma? Talebinize ulaÅŸmak için tek yapmanız gereken buymuÅŸçasına sorun.

Son olarak, istediÄŸiniz ya da ihtiyaç duyduÄŸunuz ÅŸey hakkında açık olun. Yılda 5.000 doların üzerinde mi kazanmak istiyorsunuz? Öyleyse yalnızca zam istemeyin. Yılda 5.000 dolardan fazlasını isteyin. Bulanık talepler, bulanık sonuçlar yaratır. EÅŸinizden yalnızca daha çok vakit geçirmeyi talep etmeyin; cuma akÅŸamı dışarı çıkmayı isteyin. Bir proje konusunda yardım istemeyin; o insandan hangi konuyla ilgilenmesini istediÄŸinizi söyleyin.

Hedeflerinize ulaÅŸmak söz konusu olduÄŸunda, reddedilme ve öÄŸrenmeye yönelik iyi bir bakış açısına sahip olmak, sizin açınızdan bir hayli fark yaratacaktır. Soru sorma alıştırmaları yapın, zamanla bu konuda ustalaÅŸacaksınız! Hatta, istediÄŸinize ulaÅŸarak ya da daha sonra ulaÅŸmak üzere kendinizi geliÅŸtirerek, ilerlemenizi hızlandıracaksınız.

Yaşamınızın her alanında talep etmeniz gereken şeylerin listesini yapın, sonra da talep etmeye başlayın!

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : İSTEMEK

Neyzen Tevfik ten Hikaye

Tarih: 21:04 on Kasım 3, 2009 Kategori: Is_Hayat Hikayelerim

Hüseyin Rifat, dönemin İstanbul Valisi Lütfi Kırdar'a kızar;

İstanbul'a vali olan hergelenin

kimi dağdan kimi kırdan geldi..

mısralarını kaleme alır. Ancak Vali Kırdar bu mısraları Neyzen Tevfik'in yazdığını düÅŸünüp, ünlü ÅŸairin o dönemde belediye tarafından baÄŸlanmış 40 lira aylığını keser.

Çok içerleyen Neyzen de vali için ÅŸu ÅŸiiri yazar:

Bağrıma bir tekme savurdu vali

Acısından avlu, dere, kır dar geldi

Koşacaktım doğru mahkemeye, fakat

Bu teÅŸebbüs yüce milletime ar geldi

Bu eşek cilvesini sanma eşek davası

Zannedersem katıra devre-i idbar geldi

Tanrı'nın lütfu sanırken olaÄŸan iÅŸlerini

Öksüz İstanbul'a katletmeye barbar geldi

Belediye dubarayla yemimi kesti benim

Neyleyim, kancık katıra tavlada zar geldi

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler : neyzen

Bir Mail TrafiÄŸi

Tarih: 20:57 on Kasım 3, 2009 Kategori: BIZE_DAIR

Aşkım
40 yaşına gelince günü sevmeyi öÄŸreniyorsun. Dünsüz ve yarınsız bugünü sevmeyi. KliÅŸe gibi geliyor, ama hissedeceksin. O zaman enerji doluyorsun.
Maddi hiçbirÅŸey taşınmıyor, manevi ÅŸeylerini kimse alamıyor elinden. Onlardan bir hatıra bırakmak kaygısı belki.
Dostun/kardeÅŸin gibi olan kaç insan var? Biz ÅŸanslıyız her ikisine de sahip olanlardanız. Bizimle aynı duyguları paylaşıp yalnız olanlarla düÅŸünsel bir platformda olmak blog.
Dostum olduÄŸun için sana teÅŸekkür etmediysem, bugün teÅŸekkür ediyorum ...... KardeÅŸim olduÄŸun için teÅŸekkür ederim. Seni çok seviyorum.
 

 

Kimden: ...........
GönderilmiÅŸ: Per 22.10.2009 08:27
Kime: ............
 



Ben böyle keyif için bilgisayar başına hiç oturamıyorum ki .
Seninkini bırak kendi blogum olsa okumamış  olabilirdim. Super Mario .... maaÅŸallah herÅŸeye yetiÅŸiyor:))

From: 
Sent: Wednesday, October 21, 2009 16:24
To: XX
 


Bloguma eklemiÅŸtim, bu günlerde takılmıyorsun, en iyisi seni hatırlatma listesine ekleyeyim
 
  
 
 
From: XX
Sent: Wednesday, October 21, 2009 4:12 PM
To: undisclosed-recipients
Subject: FW: Gozler ve KADINLAR Bekir Coskunun yazisi superrr

Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı | Etiketler :


<- | Sonraki Sayfa ->

Etiket Bulutu

Bitmeyen Senfoni TİYATRO YENİYIL Yeni yıl telaş tiyatro İstanbul Üniversitesi Bilim Kültür Sanat Dergisi SOUTHEAST EUROPE PEOPLE AND CULTURE Muazzez İlmiye Çağ Çam Yılbaşı kısır ayselin kısırı SBF İstanbul Üniversitesi siyasal ruki.org pasta tarifleri 9. Bölge 9.Disrict