kutular

Ağustos 20, 2008

Mutluluğun Formülü 40 Ayette saklı

İsra 37: Kibirli olma, alçakgönüllü davran.

Müdde
sir 1-5: Kendini fazla abartma.

Tekvir 25-27: Her şeyin ü
stesinden gelemeyeceğini asla unutma.

Bakara 156: Çare
sizlik tuzağına düşme. Her zaman bir umut ışığı olduğunu aklından çıkarma.

Beled 5-6: Her şeye hakim olmak için uğraşıp hayatı yaşanmaz hale çevirme.

Hucurat 10: Büyüklük komplek
sine kapılıp, insanları ezerek arkadaşlarını kendinden uzaklaştırma.

Muhammed 7: İyiliği karşılık beklemeden yap.

Rum 21: Tek başına mutlu olunamayacağını bil. Çevrenin mutluluğu için gayret gö
ster.

Vakıa 83-87: Ölümden korkmak yerine, ölüm gerçeğiyle yüzleş.

Bakara 263: Yaptığın iyilikleri unut. Anlatarak onları kıymet
sizleştirme.

Furkan 63: Sana yapılan kötülüğün karşılığını vermek yerine. Öfkenin dinme
sini bekle.

İnşirah 1-3: Seni huzur
suz edecek işlerden uzak dur. İhtirasını törpüle.

Maun 4-5: Eleştirinin ke
skin bir bıçak olduğunu unutma. Söyleyeceklerini iyi tart.

Mücadele 7: Hiçbir
sırrın sonsuza kadar gizli kalamayacağını unutma.

Rahman 7-9: Çıkarcı olma. Adil davran.

Teka
sür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme.

Tevbe 40: En zor zamanda bile ke
sinlikle ümitsizliğe kapılma.

Fatır 19-22: Senden iyi durumda olanlara bakıp üzüleceğine,
senden zor durumda olanları görüp rahatla.

Fecr 27-28: En
sevdiğin şeyleri, başkalarıyla paylaşmanın keyfine var.

Hakka 33-35: Hayatının vazgeçilmezleri ol
sun. Onları küçük çıkarlar için asla feda etme.

Haşr 10: Muhatabına güvenmek i
stiyorsan, önce sen güvenilir ol.

Kalem 1-2: Yazdıklarının ve yaptıklarının peşini bırakmayacağını unutma. Gücünü in
sanların yararına kullan.

Münafıkun 4: Bencil olma, tebrik etmeyi bil.

Saff 2: Yalandan uzak dur.

Yu
suf 32-33: Modern hayatın çarpıklaştırdığı kadın-erkek ilişkilerinin, hayatını esir almasına izin verme.

Ankebut 41: İyi bir do
stun, paha biçilmez olduğunu aklından çıkarma.

Al-i İmran 92: İyilik yapma arzunu, şarta bağlama. Vermek almaktan daha büyük bir ihtiyaçtır, a
sla unutma.

En
'am 50: Önyargılarla hayatı kendine zehir etme.

En
'am 60: Bildiklerinle açıklayamadığın şeyler, hayatının kâbusu olmasın.

Felak 1-5: Korkuların tut
sağı olarak yaşamaktan vazgeç.

Hacc 46: Kendini, hep daha iyiye ulaşmak zorunda olduğuna koşullama.

İbrahim 42: Merhametli olmaktan a
sla vazgeçme.

İ
sra 23: Anne ve babana 'off' bile deme.

Ni
sa 149: Kendini sürekli övmekten uzak dur.

Yunu
s 12: Vazgeçilmez olmadığını kabul et.

Enfal 56: Sözünüzde durmamanın utanç verici olduğunu aklından çıkarma.

Furkan 43: Heve
slerini kendine ilah edinme.


Necm 3: İnanma duygunu diri tut.

Ni
sa 58: Karar verirken, vicdanının sesini duymazlıktan gelme.

Ağustos 20, 2008

e-mail ve yaşlılık

 

-----Original Message-----
From: Adnan HATİPOĞLU [mailto:ahatipoglu@tekel.gov.tr]
Sent: Tuesday, June 24, 2008 2:59 PM
To: Aysel Hatipoglu
Subject: Re: Book1.xls

 

Yahu eskiden güzel şeyler gönderirdin...Şimdi varsa yoksa hesap özetleri,

faturalar, koop bilgilendirmeleri...

 

Neyse yaşlanınca böyle oluyor demekkine..

 

İLY

 

 

----- Original Message -----

From: "Aysel Hatipoglu"

To: "Adnan HATİPOĞLU"

Sent: Tuesday, June 24, 2008 2:48 PM

Subject: Book1.xls

 

Ağustos 17, 2008

8. Alışkanlık


Yeni bir kitap okumaya başladım:

8. Alışkanlık 
 
http://8inci.aliskanlik.com/kitap.php

Sistem Yayıncılıktan.  Okumanızı tavsiye ederim. Detaylı yazmak istiyorum.


Etkili İnsanlarin Alışkanlıkları

1. PROAKTİF OL

2. SONUNU DÜŞÜNEREK
İŞE BAŞLA

3. ÖNEMLİ İŞLERE
ÖNCELIK VER

4. KAZAN-KAZAN
DİYE DÜŞÜN
5. ÖNCE ANLAMAYA, SONRA
ANLAŞILMAYA ÇALIŞ

6. SİNERJİ YARAT

7. BALTAYI BİLE


8.
SESİNİ BUL VE İNSANLARA
KENDİ SESLERİNİ BULMALARI
İÇİN İLHAM VER

Ağustos 4, 2008

Tanıdığınız bir adam...

Anadolu’nun orta vilayetlerinden bir köyde,  yavaş yavaş güneş batmaya hava kararmaya başlar. Karanlık iyice çöker köyün üzerine.

 

Evlerden birinde bir kadın ve adam yatma hazırlığı  yapmaktadır.

 

Erken yatıp yarın sabaha, güneş ışığına erken   uyanılacaktır. Adam üzerini değiştirir, yatağına yönelir.

 

Evin penceresinden; karanlık bahçeye vuran ışıkta ağaçların arasında bir gölge belirir.

 

Kadın pencereden dışarı bakar ve gülümser.

Kadının sevgilisi bahçededir. . .

 

Tam sözleştikleri gibi, sözleştikleri saatte ve yerde adam onu beklemektedir.

Kadın kocasının uyumasından emin olunca, sessizce yataktan kalkar, üstünü giyer …

 

Ve pencereden aşağıya atlar.

Başka bir adam için,kadın kocasını terk eder.

Koşarlar iki sevgili….. kaçıyorlar.

 

Tarlaları , ovaları aşarlar…..

Anadolu’da bir köy nasıl koşmasınlar ki.

 

Arkalarından onları kovalayacak onca şey vardır.

 

Namus belası, Töre cinayetleri, yoksulluk, cefa, korku.

 

Arkalarında bunlar varken nasıl durabilirler.

 

Köyden uzaklaştıklarına iyice emin olunca soluklanmak için dururlar.

Kadın duraksamayı fırsat bilip nefes nefese der ki :

 

‘Evden çıktığımdan beri, ayakkabımın içinde bir şey var beni rahatsız ediyor’ çıkartıp bakar ki…..

ayakkabısının içinde bir tomar para!!!!!

Kocası her şeyin farkında.

 

Biliyor ki gidecek,

‘Beni terk edecek ama bunca yıl çorbasını içtim, çamaşırlarımı yıkadı, ütüledi. Bana emeği geçti’YABAN ELDE MUHTAÇ OLMASIN DİYE ! ! !

Yoksul köylü;

bütün parasını; başka bir adam için kendisini terk eden karısının, giderek kendinden uzaklaşan adımlarını attığı ayakkabısının içine koydu.

güzel insanı,

onurlu davranışı sergileyen,

terk edilen adamı

HEPİNİZ TANIYORSUNUZ …..

 

Çünkü O;

Bir dizesinde bize yürekten seslendiği gibi

Uzun ince bir yoldaydı ve gidiyordu gündüz gece …

Şimdi sorarım size;

Bu memlekete töre cinayetleri, kadına karşı uygulanan şiddet mi yakışır yoksa,

Aşık Veysel gibi  hayatında hiç kitap okumasa, OKUYAMASA bile …….

KİTAP GİBİ HAYAT YAŞAYAN ADAMLAR MI YAKIŞIR?

 

Sunay Akın’dan dinlediğim bu olağanüstü hikaye, okumayı sevenlerle paylaşılmak üzere gönderilmiştir.

Hazırlayan: Yeşim Balaca

(Bir Sunay Akın hayranı)

 

 

Temmuz 19, 2008

TEST Nasıl Algılanıyorsunuz-Soru Cevapları


Sevgili blogcu arkadaşlarım cevaplar jpeg formatında idi. Bir türlü ekleyemiyorum. Sonunda yazdım bu sefer de yazı içine kaydedemedim. Ayrıca göndermek zorunda kaldım.



            A B C

1-     5 2 1

2-     6 2 1

3-     6 3 1

4-     1 2 4

5-     1 6 3

6-     2 5 0

7-     1 5 2

8-     7 0 3

9-     7 3 1

10- 3 6 0

11- 6 2 1

12- 5 3 1

 

Temmuz 17, 2008

TEST Nasıl Algılanıyorsunuz

İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste 10 dakikanızı ayırın...

1) Çok kalabalık bir lokantada, sipariş vermek için bekliyorsunuz. Fakat garson sizi 15 dakikadır görmüyor.
a) Garsona seslenerek el sallar, dikkatini çekmeye çalışırsınız.
b) Bir daha yanınızdan geçtiğinde nazikçe gülümser ve kibarca artık sipariş vermek istediğinizi söylersiniz.
c) Beklemeye devam edersiniz. Nasıl olsa bir ara sizi görüp gelecektir.

2) Haksızlık...
a) ... sert bir biçimde cezalandırılmalıdır.
b) ... değiştirilemez, en mantıklısı göz yummaktır.
c) ... karşısında elinizden hiçbir şey gelmez.

3) Çok keyifsiz bir gününüzdesiniz...
a) Sinirinizi gizlemeye çalışmaz, neye sinirlendiyseniz belli edersiniz. Böylece keyfiniz tekrar yerine gelir.
b) Sıkıntınızı sadece yakın arkadaşlarınızla paylaşırsınız. Neşeli halinize geri dönmeniz biraz uzun sürebilir.
c) Kendi kendinizi dinler, keyfinizi kaçıranın ne olduğunu çözersiniz. Keyfiniz zaten çok çabuk yerine gelir.

4) En samimi kız arkadaşınız kuaförde saçlarını yaptırmış, fakat çok kötü görünüyor. Ona ne dersiniz?
a) 'Kuaföre mi gittin? Çok hoş olmuş' diyerek arkadaşınızın moralini bozmamaya çalışırsınız nasılsa olan olmuştur.
b) 'Hala en yakın arkadaşımsın' diyerek, hoş bir şekilde beğenmediğinizi anlatırsınız.
c) 'Eski saçların daha güzeldi' diyip net bir şekilde beğenmediğinizi ona söylersiniz.<******>

5) Dostane ama sizi sürekli lafa tutan komşunuz, çok aceleniz varken size merdivenlerde rastlarsa...
a) Onu sabırla dinler, lafını kesmezsiniz. Elbet bir ara diyecekleri bitecektir.
b) Kibarca çok aceleniz olduğunu söyler, hızlı adımlarla uzaklaşırsınız.
c) Konuşmayı çabucak bitirmesi için kestirme laflarla cevap verir, sizi lafa tutup engellediğini tavırlarınızla belli edersiniz.

6) Kayınvalideniz yaş gününüzde size çok zevksiz bir kazak hediye etti... a) Mutlaka teşekkür edersiniz, ama kazağınız dolabınızın en alt çekmecesinde yerini alır.
b) Hemen içine bakıp, değiştirme kartı olup olmadığını kontrol edersiniz.
c) Kayınvalidenizin sizin zevkinizi hala anlamamış olması canınızı sıkar ve gecenin ilerleyen saatlerinde bunu kendinize dert edersiniz.

7) Mutfakta başarılı olmamanıza karşın kek yaptınız...
a) Kimse yaptığım kek hakkında yorum yapmaz.
b) Gülümseyerek inatla insanların kekimi nasıl bulduklarını sorarım.
c) İkram etmeden önce keki
denemek için yaptığımı mutlaka söylerim ve yanında pastaneden aldığım kurabiyeleri de koyarım.

8) Bir lokantaya giriyorsunuz ve yanınızdaki çiftin insanlara bakarak fısır fısır konuştuklarını fark ediyorsunuz...
a) Sinir olurum, başkaları hakkında böyle alenen konuşan insanlardan hiç hoşlanmam.
b) Bir şey düşünmem!
c) Çok şeker bir çift olduklarını ve birbirlerini yeni tanıyan heyecanlı aşıklar olduklarını düşünürüm.

9)
Sabah koşu yaparken, sizden çok daha genç olan iş arkadaşınızla karşılaşıyorsunuz ve o gülümseyerek sizi hızlıca geçiyor.<******>
a) Kalan tüm gücünüzü toplar siz de onu geçersiniz.
b) Siz de ona nazikçe gülümsersiniz, sporda hızlı olması sizden daha formda ve daha ince olduğunu göstermez.
c) Temponuzu hiç bozmazsınız, yavaş olmak hiç sorun değilmiş gibi davranırsınız.

10) Girdiğiniz mağazada tatlı dilli bir tezgahtar size çok yüksek fiyatlı bir pantolonu satmaya uğraşıyor.
a) 'Bir daha bu dünyaya ne zaman geleceğim' diye düşünür, pantolonu tereddüt etmeden alırsınız.
b) Paranıza kıyamaz ve mağazadan çıkarsınız.
c) Tezgahtara tekrar düşüneceğinizi söyler, evinizin yolunu tutarsınız.

11) Patavatsızlık yapıp, birilerini kırdığınız oluyor mu?
a) Elbette çok sık oluyor.
b) Hayır asla kırmam çok dikkatli davranırım.
c) Nadiren olur ama bunu asla kasten yapmam.

12) İnsanlara iltifat etmeyi sever misiniz?
a) İltifat etmesini de almasını da çok severim.
b)
Eğer gerçekten öyle düşünüyorsam söylerim, iltifat olsun diye değil.
c) Evet ara sıra iltifat ederim, herkes biraz övgü duymak ister.


Soru-yanıt puanları





Toplam puanınız: .........
Ve işte test sonuçları: Bakalım insanlar sizi nasıl buluyor?

9-25 puan arası
Kesinlikle çevrenizle çok uyumlu birisiniz. İnsanlarla rahat iletişim kurmak, yanlarında kendinizi huzurlu hissetmek sizin için son derece önemli.
Dikkat etmeniz gerekenler: Tüm gücünüzü insanlara ayırmayın, kendinizle ilgilenmek için de zaman yaratın. Seveceğiniz bir kitap, güzel köpüklü bir banyo ya da doğayla baş başa bir yürüyüş. Tüm bunlar biraz rahatlayıp kendinizle baş başa kalmanızı sağlayacaktır.<******>
26-46 puan arası
Sempatik bir görüntünün, tüm kapıları açan bir anahtar olduğunun farkındasınız. Çevrenizle ilişkilerinizde kendinize fazlasıyla güveniyorsunuz ve beceriklisiniz.
Dikkat etmeniz gerekenler: Düzgün davranmaya o kadar uğraşıyorsunuz ki, içinizdeki 'ben' bir türlü dışa çıkamıyor. Ara sıra taşkınlıktan çekinmeyin. İçinizdeki 'ben'i dışarıya çıkarın, gerçekten neyi arzuluyorsanız onu yapın ve herkes sizi daha az sevecek diye endişelenmeyin.
47-68 puan arası
İçiniz dışınız bir. Hiç kimse görüş ve düşünceleriniz konusunda ikilemde kalmıyor. Zaten siz de ikilemde kalmayı, kimsenin işi ikircikli bırakmasını istemiyorsunuz.
Dikkat etmeniz gerekenler: Ara sıra zayıf yönünüzü göstermenin bir zararı dokunmaz. Ara sıra çekilin bir kenara ve kendinize biraz soluk aldırın. Hem böylece başkaları siz olmadan da bir şeyler yapmaya çalışacaktır.

 

<******>

Temmuz 17, 2008

Atatürk'ün Dev Portresi-MUHTEŞEM

 59. Topçu Er Eğitim Tugayı Tarafından Erzincan'ın Kuzey kısmındaki tepeye 7.500 m²'lik bir alana, gönüllü askeri personelin çalışmaları sonucunda Atatürk'ün bu güne kadar yapılmış en büyük portresi işlendi. Bu portre dünyanın ve Türkiyenin en büyük portresidir. Top. Bnb. Yılmaz Bahar komutasında, ressam Mustafa Aydemir'in yaptığı portrenin işlenmesi 17 kişilik teknik ekip, 3000 kişinin çalışması sonucu 9-Eylül-9 Ekim 1982 tarihleri arasında 1 aylık çok kısa ,bir zamanda tamamlanmıştır. Atatürk portresinin yapımında 210 ton harç, 600 ton taş, 160 ton kum kullanılmıştır .

 

Google earth de yeri işaretli aşağıda :

 

<******>http://www.uzaydanbak.com/points/details/100142

 

Temmuz 17, 2008

Yusuf Has Hâcib ve Kutadgu Bilig


 
11. yüzyılın başlarında Balasagun'da doğmuş olan Yusuf Has Hâcib asil bir aileye mensuptur. Balasagun'da yazmaya başladığı Kutadgu Bilig (Mutluluk Bilgisi) adlı yapıtını 1069 yılında Kaşgar'da tamamlayarak Karahanlı hakanlarından Ebû Ali Hasan ibn Süleyman Arslan Hakan'a sunmuştur.

Kutadgu Bilig, her iki Dünya'da da mutluluğa kavuşmak için gidilmesi gereken yolu göstermek maksadıyla yazılmıştır. Yusuf Has Hâcib'e göre, öteki Dünya'yı kazanmak için bu Dünya'dan el etek çekerek yalnızca ibadetle vakit geçirmek doğru değildir. Çünkü böyle bir insanın ne kendisine ne de toplumuna bir yararı vardır; oysa başkalarına yararlı olmayanlar ölülere benzer; bir insanın erdemi, ancak başka insanlar arasındayken belli olur. Asıl din yolu, kötüleri iyileştirmek, cefaya karşı vefa göstermek ve yanlışları bağışlamaktan geçer. İnsanlara hizmet etmek suretiyle faydalı olmak, bir kimseyi, hem bu Dünya'da hem de öteki Dünya'da mutlu kılacaktır.

Yusuf Has Hâcib bu yapıtında bilimin değerini de tartışır. Ona göre, alimlerin ilmi, halkın yolunu aydınlatır; ilim, bir meşale gibidir; geceleri yanar ve insanlığa doğru yolu gösterir. Bu nedenle alimlere hürmet göstermek ve ilimlerinden yararlanmaya çalışmak gerekir. Eğer dikkat edilirse, bir alimin ilminin diğerinin ilminden farklı olduğu görülür. Mesela hekimler hastaları tedavi ederler; astronomlar ise yılların, ayların ve günlerin hesabını tutarlar. Bu ilimlerin hepsi de halk için faydalıdır. Alimler, koyun sürüsünün önündeki koç gibidirler; başa geçip sürüyü doğru yola sürerler.

Yusuf Has Hâcib, astronomi bilimini öğrenmek isteyenlerin, önce geometri ve hesap kapısından geçmesi gerektiğini söyler. Aritmetik ve cebir, insanı kemâle ulaştırır; toplama, çıkarma, çarpma, bölme, bir sayının iki katını, yarısını ve kare kökünü alma işlemlerini bilen, yedi kat göğü avucunun içinde tutar. Her şey hesaba dayanır.

Bir siyasetnâme veya bir nasihatnâme olarak nitelendirilebilecek Kutadgu Bilig, Yusuf Has Hâcib'in ve içinde yetiştiği çevrenin ilmî ve felsefî birikimi hakkında çok önemli bilgiler vermektedir. Platon'un devlet ve toplum anlayışı çok iyi bilinmekte ve uygulanmaya çalışılmaktadır. Bilimin ve bilginlerin değeri anlaşılmıştır; bilim, güvenilir bir rehber olarak düşünülmektedir.

KUTADGU BİLİG'den
  • Akıl senin için iyi ve yeminli bir dosttur. Bilgi senin için çok merhametli bir kardeştir.
  • Allâh'a sığın, onun emrine itaatsizlik etme!
  • Akıl süsü dil, dil süsü sözdür. İnsanın süsü yüz, yüzün süsü gözdür. İnsan sözünü dil dili ile söyler; sözü iyi olursa, yüzü parlar.
  • Allah'tan ne gelirse ona râzı ol!
  • Anlayış ve bilgi çok iyi şeydir; eğer bulursan, onları kullan ve uçup göğe çık.
  • Bir insan bütün dünyaya tamamen sahip olsa bile, sonunda dünya kalır; onun kısmetine ancak iki top bez düşer.
  • Bu dünya renkli bir gölge gibidir, onun peşine düşersen kaçar; sen kaçarsan o seni kovalar..
  • Bu dünyanın kusuru bin, meziyeti ise birdir. İnsan bunu nasıl geçirirse, o öyle geçer.
  • Bütün halka içten gelen merhamet göster.
  • Bütün iyilikler bilginin faydasıdır. Bilgi ile göğe dahi yol bulunur.
  • Büyüklük taslayan, kibirli ve küstah adam, tatsız ve sevimsiz olur; kibirli insanın itibari günden güne azalır.
  • Eğer kendine candan bağlı birisini arıyorsan, sözün kısası, kendinden daha candan birini bulamazsın.
  • Dâima iyilik yap ki, kendin de iyilik bul.
  • Doğan ölür, ondan eser olarak söz kalır. Sözünü iyi söyle, ölümsüz olursun.
  • Dünya ve âhireti her ikisini birden elde etmek istersen, şu birkaç işi bırakma; muktedirsen bunları mutlaka yerine getir!
  • Elini uzatarak gökteki yıldızları tutsan ve başın göğe değse bile, sonunda sen yine yerdesin.
  • Ey asil insan! insanlığı elinden bırakma; insanlığa karşı daima insanlıkla muamele et.
  • İşi adaletle yap, buna gayret et; hiç bir zaman zulüm etme; Allah'a kulluk et ve O'nun kapısına yüz sür.
  • Hangi iş olursa olsun, sen onu tatlı dille karşıla; her işte tatlı dil kullanırsan saadet sana bağlanır.
  • Hiç bir işte acele etme, sabırlı ol, kendini tut; sabırlı insanlar arzularına erişirler.
  • Diline ve gözüne sahip ol, boğazına dikkat et; az ye, fakat helal ye.
  • Hangi işe girersen, önce sonunu düşün; sonu düşünülmeyen işler, insana zarar getirir.
  • Başkasının zararını isteme, kendin de zarar verme; hep iyilik yap, kendi heva ve heveslerine hakim ol.
  • Bak, doğan ölür; ondan, eser olarak, söz kalır; sözünü iyi söyle! ölümsüz olursun.
  • İnsanın bunca zahmet çekmesi hep boğazı ve sırtı içindir; mal toplar, yiyemez; öldükten sonra da vebali altında kalır.
  • Ey nimet sahibi olan kimse, şükret. Şükredene Tanrı nimetini artırır.
  • İnsan nadir değil, insanlık nadirdir. İnsan az değil, doğruluk azdır.
  • İnsanın bunca zahmet çekmesi hep boğazı ve sırtı içindir. Mal toplar, yiyemez; öldükten sonra da vebalı altında kalır.
  • Çok mal aç gözlüyü doyurmaz. Ecel gelince pişman olur, fakat artık işini yoluna koyamaz.
  • Akıl bir meşaledir. Kör için göz, ölü vücut için can, dilsiz için sözdür.
  • Kötülük edersen, kötülüğün karşılığı pişmanlıktır. Elinden gelirse, kötülüğün inadına iyilik yap.
  • Çok dinle fakat az konuş. Sözü akıl ile söyle ve bilgi ile süsle.
  • Fenalık cahillikten doğar, hastalıklar kötülükler hep aynı noksanlıktan ileri gelir. Fakat tedavi ile hastalara şifa verilebilir; terbiye ile kötüler iyi edilebilir; okumak yoluyla da bilgisizlere bilgi verilmiş olur.
  • Gönlünü ve dilini doğru tut!
  • Gurur faydasızdır, o insanları kendinden soğutur. Alçak gönüllülük ise insanı yükseltir.
  • Halka faydalı ol, onlara zarar verme!
  • Her mahlûk kendi nasibini alır. Yürüyenler yiyeceklerini ve uçanlar da yemlerini bulurlar.
  • Her sözü söz diye ağzından çıkarma. Lüzumlu olan sözü düşünerek ve ihtiyatla söyle.
  • Her bakımdan tam zengin olmak istersen, kanaatkâr ol. Böylece kendi nasibini elde etmiş olursun.
  • Huzur istersen zahmet ile birlikte gelir. Sevinç istersen kaygı ile birlikte bulunur.
  • İşe acele ile girme, sabır ve teenni ile hareket et. Acele yapılmış olan işler yarın pişmanlık getirir.
  • İnen yükselir, yükselen iner, parlayan söner ve yükselen durur.
  • İnsan süsü, yüz; yüzün süsü, göz; aklın süsü, dil; dilin süsü, sözdür.
  • İnsan, binlerce yaşasa, arzu ettiği şeylere kavuşsa bile, yine dileği bitmez.
  • İnsana insanlığı nisbetinde mukabelede bulun. Böyle mukabelede bulunduğu için, insana insan adı verilmiştir.
  • İnsanı dil kıymetlendirir ve insan onunla saadet bulur. İnsanı dil kıymetten düşürür ve insanın dili yüzünden başı gider.
  • İnsanların seçkini insanlığa faydalı olan insandır. Halk nazarında muteber kimse, merhametli olan insandır.
  • İyi hareket et, kötülerin zararlarını ortadan kaldır!”
  • Kara toprak altındaki altın, taştan farksızdır. Oradan çıkınca, beylerin başında tuğ tokası olur.
  • Kimin sana biraz emeği geçerse, sen ona karşılık daha fazlasını yapmalısın.
  • Kötülük değersiz bir şey olduğu için, onu yapan da değersizdir.
  • Menfaat sandalyeye benzer; başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan seni yükseltir.
  • Öfke ve gazapla işe yaklaşma; eğer yaklaşırsan, ömrü heder edersin.
  • Söz ağızda iken sahibinin esiridir, ağızdan çıktıktan sonra sahibi onun esirdir.
  • Yalnız kendi menfaatini gözeten dosta gönül bağlama. Fayda görmezse, sana düşman olur, ondan vazgeç.

Temmuz 17, 2008

Melike Den Bilmeceler

Melike  5-6 yaşındayken bize bilmece uydururdu. Bir yerlere not ettiklerimi yazıyorum:

Kuş gibi yüzer denizde

Ama kanatları  yok  (GEMİ)

 

Gündüzleri açılır

Akşamları kapanır

Yüzümüzdedir  (GÖZ)

 

Onu içmek zararlıdır

İçersen ölürsüm (SİGARA)

Temmuz 17, 2008

Depremi haber veren karıncalar...

 
Ana Karınca yuvadan çıkınca, 7’lik deprem olacak!
Uzmanlar ısrarla tahmin etmek imkansız dese de eğitimci Kadir Sütçü iddialı

Tülay ŞUBATLI


Büyük İstanbul depremini 24 saat öncesinden bileceğini söylüyor. Üstelik ona depremi karıncalar haber verecek!

99 depreminin ardından birçok amatör çeşitli tezlerle çıktı ortaya. Depremi dakikalar öncesinden tahmin edecek cihazlar geliştirenler, doğadaki hareketlere göre felaketi tahmin edenler büyük ilgi topladı. Son olarak da karınca ve bulutların hareketlerini inceleyerek depremleri tahmin edebildiğini iddia eden Kadir Sütçü, Balıkesir’deki 4.9’luk depremi 1 gün öncesinden “www.dkos.org” adlı internet sitesinde duyurdu ve binlerce kişiye mail gönderdi. Önceki gün deprem meydana gelince Sütçü dikkatleri bir anda üzerine çekti. Ziraat Fakültesi’nin ardından Eğitim fakültesini bitirip bir süre İngilizce öğretmenliği yapan Kadir Sütçü, Sarıyer Baltalimanı’ndaki evinin bahçesine adeta bir laboratuvar kurmuş. Özel olarak oluşturduğu 2 kolonideki yaklaşık 2.000 karıncayı 24 saat izleyip deprem tahmininde bulunuyor...

Karıncalarla deprem arasındaki ilişkiyi nasıl fark ettiniz?

11 Kasım 1999 günü bahçemde gezerken karıncaların erik ağacının gövdesinde dolandıklarını gördüm. Dikkatimi çekti. Sıradışı davranışlar içindeydiler. ‘Bu karıncalar depremden mi kaçtı’ diye incelemeye başladım. Ertesi gün 12 Kasım Düzce depremi oldu. O günden sonra oğlumla birlikte karar aldık, gözümüzü karıncalardan ayırmadık. Her birinde yaklaşık 1000 karınca olan 2 koloni oluşturdum. Bir ay boyunca 15’er dakika aralıklarla Kandilli’nin kaydettiği depremlerle karıncaların hareketlerini inceledim. Deprem olduğunda karıncaların sıradışı davranış gösterdiklerini tespit ettim.<******>


Sıradaşı hareketler derken...

Deprem öncesinde yayılan elektromanyetik dalgaları hisseden karıncalar, 15 sıradışı hareket gösteriyor. Yuvalarını terk ediyorlar, bir ağaç varsa ağaca tırmanıyorlar yoksa yuva ağzında kümeleşiyorlar, zıplayarak atlayarak yürüyorlar, düz hatta gitmeyip dağınık yürüyorlar, uyuşuyor ve sonunda ölüyorlar.

Siz nerede deprem olacağını nasıl tahmin ediyorsunuz?

Karıncalardaki bu sıradışı davranışları görünce bu kez bulutları inceliyorum. Bulutlardaki kızıllık ve ufuk çizgisine yakınlık ve uzaklık derecesine göre depremin yerini tahmin ediyorum. Bulutlardaki kızıllık oranı ufuk çizgisinden yüksekteyse deprem İstanbul dışında gerçekleşiyor.

Bulutlar kızıllaşınca...

Balıkesir depremini nasıl bildiniz?

Depremden 6 gün önce karıncalar yuvalarından çıkıp kümeleşti. Bu işaret üzerine her şeyi inceledim. 9 Temmuz sabahı elips şekline dönüşen bulutlarda kızıllık gördüm. Kızıllık ufuk çizgisine yakın değildi, yüksekteydi. ’13 Temmuz’a kadar 4.5 veya 5 büyüklüğünde deprem olacak, İstanbul de etkilenecek’dedim ve siteme yazdım. 10 Temmuz’da Balıkesir’de deprem oldu.

İstanbul depremini tahmin edebilecek misiniz?

Büyük İstanbul depremini tam 24 saat öncesinden haber vereceğim. Eğer karıncalarda sürekli sıradışı davranışlar olur ama herhangi bir deprem meydana gelmezse, bu durum büyük depreme işaret edecek. Bulutlardaki kızıllık da tam ufuk çizgisi hizasında olduğunda deprem İstanbul’da olacak demektir. Eğer ana karınca da yuvasından çıkarsa ve kümeşelen, sıradışı davranış gösteren karıncaların yüzde 70-80’i ölürse 72 saat sonra yerkabuğu güm güm vuracak, İstanbul sallanacak demektir.

BAHÇESİNDE 2000 KARINCA BESLİYOR

Kadir Sütçü 28 yıllık bir eğitimci. Ziraat Fakültesi’nin ardından Eğitim fakültesini bitirmiş. Bir süre de İngilizce öğretmenliği yapmış. 1992’den bu yana ise çeşitli üniversitelerde gördüğü eğitimlerin ardından milli eğitimin hizmetiçi eğitim kurslarında öğretim görevlisi olarak çalışıyor. Sarıyer Baltalimanı mahallesindeki boğaza nazır mütevazı evinin bahçesini 2000 karıncayı incelediği bir laboratuvar haline getirmiş.<******>

Denizli 4.1’le sallandı

Denİzlİ’de hafif şiddette deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Ulusal Deprem İzleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, dün saat 17:11’de, merkez üssü Denizli’nin Çameli ilçesi olan 4.1 büyüklüğünde deprem oldu. Çameli Kaymakamı Murat Büyükköse, ilçede meydana gelen 4.1 büyüklüğündeki depremin, can veya mal kaybına neden olmadığını söyledi. Merkez üssü Çameli olan deprem, ilçeye bağlı köylerde de hissedildi.
« Önceki :: Sonraki »
Ücretsiz Yemek Dergisini indirmek için tıklayın Ramazan tarifleriyle dopdolu yemek dergisi Yemek.Name'yi indirmek için tıklayın